Tanrı’nın Sözünden Yararlanmak

Tanrı’nın Sözünden

Tanrı’nın Sözünden Yararlanmak

Püriten Thomas Watson’dan (1620–1686)

Bu, Kutsal Tanrı Sözü olan Kutsal Kitap’ın doğru biçimde nasıl okunacağına ilişkin iki bölümlük klasik incelemenin son makalesidir. Yazarı, on yedinci yüzyılın pastörü ve öğretmeni Püriten Thomas Watson’dır.

Bu incelemenin büyük bölümü, Kutsal Kitap’ı nasıl okumamız gerektiğine ilişkin yönergeler içermektedir.

Birinci bölümde şu yönergeler verilmiştir:

  1. Kutsal Yazılar’ı okumaktan yararlanmanıza engel olacak şeyleri ortadan kaldırın.
  2. Yüreğinizi Söz’ü okumaya hazırlayın.

III. Kutsal Kitap’ı saygıyla okuyun.

  1. Kutsal Yazılar’ın kitaplarını sırayla okuyun.
  2. Kutsal Yazılar’ı doğru biçimde anlamaya çalışın.
  3. Söz’ü ciddiyetle okuyun.

VII. Okuduklarınızı aklınızda tutmaya çalışın.

VIII. Okuduklarınız üzerinde derin derin düşünün.

  1. Kutsal Yazılar’ı okumaya alçakgönüllü bir yürekle yaklaşın.
  2. Yazılı Söz’e inanın.
  3. Kutsal Yazılar’a büyük değer verin.

XII. Söz’e karşı ateşli bir sevgi geliştirin.

İncelememize bu noktadan devam ediyoruz. Bu incelemeyi okuyup uygularken Rab sizi bereketlesin.

Kutsal Yazılar’ı ruhsal açıdan en büyük yararı sağlayacak şekilde nasıl okuyabiliriz?

“Yasa kitabını yanında bulunduracak, yaşamı boyunca her gün onu okuyacak. Öyle ki, Tanrısı RAB’den korkmayı, bu yasanın bütün sözlerine ve kurallarına uymayı öğrensin” (Yasanın Tekrarı 17:19).

YÖNERGE XIII. Söz’ü dürüst bir yürekle okuyun

Mesih, “iyi ve dürüst yüreklerden” söz eder (Luka 8:15).

SORU: “Söz’ü dürüst bir yürekle okumak ne demektir?”

CEVAP 1. Tanrı’nın bütün öğüdünü öğrenmeye hazır bir yürekle okumaktır. İyi bir yürek, hiçbir gerçeğin kendisinden gizlenmesini istemez; Eyüp gibi şöyle der: “Göremediğim şeyi bana öğret” (Eyüp 34:32).

İnsanlar iman konusunda kendi zevklerine göre bazı şeyleri kabul edip bazılarını bıraktıklarında, Söz’ün kendilerinden istediği bazı şeyleri yapar, fakat diğerlerini yapmazlar. Bunlar sağlıksız yüreklerdir ve Kutsal Yazılar’dan yararlanamazlar. Doktorun kendisine acı bir ilaçla birlikte bir şurup verdiği, fakat yalnızca şurubu içip ilacı reddeden bir hastaya benzerler.

CEVAP 2. Söz’ü dürüst bir yürekle okumak, onun aracılığıyla daha iyi insanlar olmak amacıyla okumaktır. Söz, kutsallaştırmanın aracı ve aletidir. Onu yalnızca aydınlanmak için değil, bizi kutsal kılsın diye okuruz: “Onları gerçeğinle kutsal kıl” (Yuhanna 17:17).

Bazıları güzel düşünceler toplamak için, birinin çiçek toplamaya bahçeye gitmesi gibi Kutsal Kitap’a gider. Augustinus, kurtulmadan önce Ambrosius’u dinlemeye, konunun ruhsal yönünden çok konuşmasının zarafeti ve alışılmadık düşünceleri nedeniyle gittiğini itiraf eder. Bu, yüzünü boyayıp sağlığını ihmal eden bir kadına benzer.

Fakat dürüst bir yüreğe sahip olmak, cüzamımızdan iyileşmek için Naaman’ın Şeria Irmağı’nın sularına gittiği gibi Kutsal Yazılar’a gelmektir.

“Ah!” der can, “Ruh’un bu kılıcı yüreğimin kayasını delsin; bu kutlu Söz, kıskançlık suyuna benzer bir güce sahip olarak öldürsün ve meyve versin (bkz. Çölde Sayım 5:27–28); günahımı öldürsün ve beni lütufta verimli kılsın.”

YÖNERGE XIV. Kutsal Yazılar’ı kendinize uygulamayı öğrenin

Her sözü, doğrudan size söylenmiş gibi kabul edin. Söz günaha karşı şimşek gibi çaktığında şöyle düşünün: “Tanrı benim günahımdan söz ediyor.” Herhangi bir görevden söz ettiğinde de, “Tanrı benden söz ediyor” diye düşünün.

Birçok kişi Kutsal Yazılar’ı kendisine uygulamaz. Sanki yalnızca yazıldığı dönemde yaşayanlardan söz ediyormuş gibi davranır. Fakat Söz’den yararlanmak istiyorsanız, onu kendinize uygulayın. Bir ilaç içilmedikçe yarar sağlamaz.

Eski zamanların kutsalları Söz’ü, kendilerine adlarıyla hitap ediyormuş gibi kabul ettiler. Kral Yoşiya, Tanrı’nın kitabında yazılı tehditleri duyduğunda bunları kendisine uyguladı; “giysilerini yırttı” ve canını “RAB’bin önünde alçalttı” (2. Krallar 22:11,13).

YÖNERGE XV. Söz’ün vaatler içeren bölümleri kadar buyruklar içeren bölümlerine de dikkat edin

Buyruklar, damarların kanı taşıması gibi içlerinde görevler taşırlar. Vaatler ise atardamarların oksijeni taşıması gibi içlerinde teselli taşırlar. Vaatlerden teselli bulmak için yararlandığınız gibi, buyruklardan da yönlendirilmek için yararlanın.

Buyruğu ihmal ederek gözlerini yalnızca vaade diken kişiler Kutsal Yazılar tarafından bina edilmezler. Onlar göreve değil, teselliye daha çok düşkündürler. Apollon’un Daphne’nin yerine defne ağacına sarılması gibi onlar da teselli konusunda yanılırlar.

Beden etle olduğu kadar havayla da şişebilir. Bir insan gerçek ve sahici teselliyle dolabildiği gibi, sahte teselliyle de dolabilir.

YÖNERGE XVI. İçerik bakımından zengin olan Kutsal Yazı bölümleri üzerinde uzun uzun düşünün

Arı, en çok nektarı emebileceği çiçeklerin üzerine konar. Kutsal Yazılar’ın bütün bölümleri kusursuz olmakla birlikte, bazı bölümleri daha büyük bir öneme sahiptir; daha açık ve daha çarpıcıdır.

Oymakların adlarını ya da ataların soyağaçlarını okumak, iman ve “yeni yaratıklar” konusunu okumakla aynı ağırlığa sahip değildir (2. Korintliler 5:17). Magnalia legis’e, yani “yasanın büyük şeylerine” dikkat edin (Hoşea 8:12).

Yalnızca meraklarını gidermek için okuyanlar, bir şeyden yararlanmak yerine yalnızca kendilerini bir şeyle meşgul ederler. Korkarım ki Mesih’in geçici hükümranlığına aşırı ilgi göstermek, bazı insanların yüreklerinde O’nun ruhsal hükümranlığını zayıflatmıştır.

YÖNERGE XVII. Kendinizi Söz’le karşılaştırın

Kutsal Yazılar’la yüreklerinizin ne ölçüde uyuştuğunu inceleyin; saatinizi bu güneşe göre ayarlayın.

Yürekleriniz, bir bakıma Kutsal Yazılar’ın bir kopyası ve yansıması mıdır? Söz yüreklerinize kopyalanmış mıdır?

Söz alçakgönüllülük ister. Siz yalnızca alçaltılmış değil, gerçekten alçakgönüllü müsünüz?

Söz yeniden doğuşu ister (Yuhanna 3:7). Kutsal Ruh’un imzası ve damgası üzerinizde bulunuyor mu? Değişmiş bir yüreğiniz var mı? Yalnızca ahlâksal değil, ruhsal bir değişim geçirdiniz mi? Sanki bedeninizde başka bir ruh yaşamaya başlamış gibi büyük bir değişim sizde gerçekleşti mi?

“Bazılarınız böyleydiniz; ama yıkandınız, kutsal kılındınız” (1. Korintliler 6:11).

Söz kutsallara karşı sevgi ister (1. Petrus 1:22). Lütfu nerede görürseniz orada seviyor musunuz? Lütfu hem yoksulda hem de zenginde seviyor musunuz?

Bir çocuk, güzel bir çerçevede bulunmasa bile babasının resmini görmekten hoşlanır. Altını cürufla karışık olduğu hâlde sevdiğimiz gibi, lütfu da kusurlarla karışık olduğu hâlde seviyor musunuz?

Söz’ün söyledikleriyle yüreklerimizi karşı karşıya koymalı ve bunların ne ölçüde uyuştuğunu görmeliyiz. Bu bize çok büyük yarar sağlayacaktır. Böylece canlarımızın görünümünü ve durumunu görebilir, göğe ait hangi kanıt ve belgelere sahip olduğumuzu anlayabiliriz.

YÖNERGE XVIII. Kutsal Yazılar’ın özel durumunuza hitap eden bölümlerine özel önem verin

İçinde bulunduğumuz duruma özellikle hitap eden Kutsal Yazı bölümlerine büyük önem verilmelidir. Yalnızca üç durumdan söz edeceğim:

  1. Sıkıntı
  2. Terk edilmişlik
  3. Günah

DURUM I. Birincisi: Sıkıntı

Tanrı zincirinizi ağırlaştırdı mı? Şu Kutsal Yazılar’a başvurun:

“Terbiyeye katlanırsanız, Tanrı size oğullarına davranır gibi davranıyor” (İbraniler 12:7; ayrıca bkz. Eyüp 36:8–9; Yasanın Tekrarı 8:15; 1. Krallar 11:39; Mezmur 89:30–33; İbraniler 12:10–11; Mezmur 37:39; Romalılar 8:28; 1. Petrus 1:6–7; 2. Tarihler 33:11–13; Vahiy 3:19; 2. Korintliler 4:16; Eyüp 5:17; Mika 6:9).

“Böylece Yakup’un suçu bağışlanacak ve günahının ortadan kaldırılmasının bütün ürünü bu olacaktır” (Yeşaya 27:9).

“Üzüntünüz sevince dönüşecek.”

Fransızların uve de spine, yani “diken üzümü” adını verdikleri bir meyvesi vardır. Tanrı sıkıntıdan sevinç çıkarır; bizim böğürtlenimiz budur:

“Çünkü bir anlık hafif sıkıntımız, bizim için çok daha büyük ve sonsuz bir yücelik ağırlığı hazırlıyor.”

Altın arıtıcısı, altını siyah bir zemin üzerine koyar. Tanrı önce sıkıntının siyah rengini, ardından yüceliğin altın rengini koyar.

DURUM II. İkincisi: Terk edilmişlik

Ruhsal tesellileriniz bir tutulmaya mı uğradı?

“Taşkın öfkeyle yüzümü bir an senden gizledim, ama sonsuz sevgiyle sana acıyacağım, diyor seni kurtaran RAB” (Yeşaya 54:8; ayrıca bkz. Ağıtlar 3:31–33; Mezmur 106:6,9; 103:9; Markos 15:34; Yeşaya 8:17; 49:15; 50:10; 54:10; 2. Korintliler 7:6).

Güneş bir bulutla örtülebilir, fakat gökten kaybolmuş değildir. Tanrı yüzünü gizleyebilir, fakat antlaşmasını terk etmiş değildir.

“Çünkü sonsuza dek çekişmeyecek, hep öfkeli kalmayacağım; yoksa yarattığım ruh ve can önümde tükenirdi” (Yeşaya 57:16).

Tanrı bir müzisyene benzer. Lavtanın tellerini gerektiğinden fazla germeyecektir; yoksa teller kopar.

“Doğrular için ışık saçılır” (Mezmur 97:11).

Bir kutsalın tesellisi, toprağın içindeki tohum gibi gizli kalabilir; fakat sonunda sevinçli bir hasat olarak filizlenecektir.

DURUM III. Üçüncüsü: Günah

1. Şehvet tarafından ayartılıyor musunuz?

Galatyalılar 5:24’ü, Yakup 1:15’i ve 1. Petrus 2:11’i okuyun:

“Sevgili kardeşler, size yalvarırım, yabancılar ve yolcular olarak cana karşı savaşan bedensel tutkulardan kaçının.”

Günah kucaklarken öldürür.

“Fahişe gibi giyinmiş, yüreği kurnaz bir kadın onu karşıladı. Delikanlı hemen onun ardından gitti; kesime götürülen bir öküz gibi, bir budalanın cezalandırılmak üzere bağlanması gibi, bir ok karaciğerini delinceye kadar onu izledi. Canına karşı bir tuzak kurulduğunu bilmeden tuzağa koşan bir kuş gibi acele etti” ve devamı (Özdeyişler 7:10,22–23).

“Zina eden kadının ağzı derin bir çukurdur; RAB’bin gazabına uğrayan oraya düşer.”

Şehvet ateşini söndürmek için kutsal mekânın sularına gidin.

2. İmansızlığın egemenliği altında mısınız?

Yeşaya 26:3’ü okuyun:

“Sana dayanan zihni kusursuz bir esenlik içinde korursun, çünkü o sana güvenir.”

Bay Bolton, hasta yatağında yatarken şu bölümden büyük teselli bulan sıkıntılı bir candan söz eder:

“RAB’bin sözü ateşte arıtılmıştır. Kendisine sığınanların hepsine kalkandır” (2. Samuel 22:31; ayrıca bkz. Sefanya 3:12; Mezmur 43:22; 55:22; 32:10; Markos 9:23; 1. Petrus 5:7).

“Öyle ki, O’na iman eden hiç kimse mahvolmasın, sonsuz yaşama kavuşsun” (Yuhanna 3:15).

İmansızlık, Tanrı’yı herkesin önünde aşağılayan bir günahtır:

“Tanrı’ya inanmayan, O’nu yalancı durumuna düşürmüş olur; çünkü Tanrı’nın kendi Oğlu hakkında verdiği tanıklığa inanmamıştır.”

İmansızlık, canı öldüren bir günahtır:

“Oğul’a itaat etmeyen yaşamı görmeyecek, Tanrı’nın gazabı onun üzerinde kalacaktır” (Yuhanna 3:36).

Bu nedenle okurken, rem acu tangere, yani “özel durumunuza dokunan” Kutsal Yazılar’ı arayın. Kutsal Kitap’ın tamamının okunması gerekse de, durumunuza en doğrudan biçimde hitap eden metinlerin üzerine özel bir yıldız koymaya özen gösterin.

YÖNERGE XIX. Kutsal Yazılar’daki örneklere özel önem verin

Başkalarının örneklerini kendinize uygulayın; onları yaşayan vaazlar hâline getirin.

1. Tanrı’nın günahkârlar üzerindeki yargılarının örneklerini gözlemleyin

Bunlar dehşet uyandırmak üzere zincirlerde asılı dururlar. Tanrı kibirlileri ne kadar şiddetli biçimde cezalandırmıştır!

Nebukadnessar ot yedi; Hirodes’i kurtlar yedi.

Tanrı putperestlerin üzerine ne büyük belalar getirmiştir! (Bkz. Çölde Sayım 25:3–5,9; 1. Krallar 14:9–11).

Yalancılara karşı ne kadar çabuk tanıklık etmiştir! (Bkz. Elçilerin İşleri 5:5,10).

Bu örnekler, kaçınmamız için denize yerleştirilmiş işaretler gibidir (bkz. 1. Korintliler 10:11; Yahuda 7).

2. Tanrı’nın kutsallara gösterdiği merhametin örneklerini gözlemleyin

Yeremya yeraltındaki zindanda, üç genç kızgın fırında, Daniel ise aslanlar çukurunda korundu.

Bu örnekler imanı teşvik eder ve kutsallık konusunda cesaret verir.

YÖNERGE XX. Yürekleriniz ısınmadan Kutsal Kitap okumayı bırakmayın

“Koşullarını asla unutmayacağım, çünkü onlar aracılığıyla bana yaşam verdin” (Mezmur 119:93).

Söz’ü yalnızca bir tarih kitabı gibi okumayın; ondan etkilenmeye çalışın. Onun yalnızca sizi bilgilendirmesine değil, yüreğinizde bir ateş yakmasına da izin verin.

“Benim sözüm ateş gibi değil mi?” diyor RAB (Yeremya 23:29).

Öğrenciler gibi, “Yüreğimiz içimizde yanmıyor muydu?” diyebilinceye kadar Söz’den ayrılmayın.

YÖNERGE XXI. Okuduğunuzu uygulayın

“Buyruklarını yerine getiririm” (Mezmur 119:166). Tıp öğrencisi yalnızca tıbbi bir sistem ya da insan bedeni hakkında okumakla yetinmez; tıp sanatını uygular. İmanın hayat kanı uygulamadır.

Nitekim metin, kralın Yasa Kitabı’nı “yaşamı boyunca her gün okuyacağını”, böylece “Tanrısı RAB’den korkmayı ve bu yasanın bütün sözleriyle bu kuralları yerine getirmeyi öğreneceğini” söyler (Yasanın Tekrarı 17:19).

Hristiyanlar yürüyen Kutsal Kitaplar olmalıdır. Ksenofon şöyle demiştir: “Birçok kişi Likurgos’un yasalarını okur, fakat çok azı onları uygular.” Yazılı Söz yalnızca bilginin değil, itaatin de kuralıdır.

Davut, Tanrı’nın Sözü’nü “ayağına kandil” diye adlandırır (Mezmur 119:105). Söz yalnızca gözlerin görmesi için bir ışık değil, ayakların onun aracılığıyla yürümesi için de bir ışıktı.

Uygulama yoluyla bilgi yeteneğini işletir ve kazanca dönüştürürüz. Kutsal Yazılar’ı okumanın bereketli yolu şudur: Söz’ün yasakladığı günahlardan kaçmak ve buyurduğu görevlere girişmek. Uygulanmayan bir okuma, insanlara Cehenneme giden yolu aydınlatan bir meşaleden başka bir şey olmayacaktır.

YÖNERGE XXII. Mesih’in peygamberlik görevinden yararlanın

O, “Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut’un Kökü”dür; kitabı açmaya ve onun yedi mührünü çözmeye galip gelmiştir (Vahiy 5:5).

Mesih öğretirken aynı zamanda diriltir. “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur” (Yuhanna 8:12).

Filozof, “Işıkla sıcaklık birlikte gider” der. Bu durumda gerçekten böyledir: Mesih ışığıyla bir cana geldiğinde, ruhsal yaşamın sıcaklığı da bu ışıkla birlikte gelir.

Mesih bize Söz’ün tadını verir:

“Sen bana öğrettiğin için hükümlerinden ayrılmadım. Sözlerin damağıma ne kadar tatlıdır! Ağzıma baldan daha tatlıdır” (Mezmur 119:102–103).

Bir vaadi okumak başka, onu “tatmak” başkadır. Kutsal Yazılar’dan yararlanmak isteyenler Mesih’i öğretmenleri olarak kabul etsinler.

“Bundan sonra Kutsal Yazılar’ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı” (Luka 24:45).

Mesih yalnızca Kutsal Yazılar’ı açmadı; onların “zihinlerini” de açtı.

YÖNERGE XXIII. Kutsal mekânın eşiğine giden yolu sık sık tutun

(Buradaki düşünce, Tanrı’nın Sözü’nü dinlemek üzere kiliseye gitmekte mümkün olduğunca düzenli olmaktır.)

Söz’ü dinlemeye gayretle kendinizi verin:

“Beni dinleyen, her gün kapılarımda bekleyen, kapı sövelerimde nöbet tutan insana ne mutlu!” (Özdeyişler 8:34).

Tanrı’nın hizmetkârları, O’nun yorumcularıdır. Kutsal Yazılar’ın güç bölümlerini açıklamak ve aydınlatmak onların görevidir. Zor bölümleri daha geniş biçimde anlamak ve üzerlerine ışık düşürmek için onların eserlerini okuruz.

Kutsal Yazılar’da “borular ve içlerinde meşaleler bulunan boş testiler”den söz edildiğini okuruz (Hâkimler 7:16). Tanrı’nın hizmetkârları “toprak kaplar”dır (2. Korintliler 4:7); fakat bu kapların içinde, karanlıkta bulunan canları aydınlatacak meşaleler vardır.

YÖNERGE XXIV. Yararlanmanızı sağlaması için Tanrı’ya dua edin

“Yararlı olanı sana öğreten Tanrın RAB benim” (Yeşaya 48:17).

Davut gibi sürekli dua edin:

“Gözlerimi aç ki, yasandaki harikaları göreyim” (Mezmur 119:18).

Tanrı’nın Kutsal Yazılar’ın üzerindeki perdeyi kaldırması ve böylece ona inanabilmeniz için dua edin. Tanrı’nın size yalnızca kutsallığın kuralı olarak Sözü’nü değil, kutsallığın ilkesi olarak lütfunu da vermesi için dua edin.

Kutsal Ruh’un yardımını isteyin:

“Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin” (Nehemya 9:20).

Bir geminin kendisine yol gösterecek pusulası ve kullanacağı halatları bulunsa da, uygun bir rüzgâr olmadan yol alamaz. Aynı şekilde, pusulamız olarak yazılı Söz’e sahip olsak ve halatları kullansak da, Kutsal Ruh üzerimize esmedikçe yararlı bir yolculuk yapamayız.

Her Şeye Gücü Yeten bizim için “çiy gibi” olduğunda, “zambak gibi çiçek açarız” ve “güzelliğimiz zeytin ağacı gibi olur” (Hoşea 14:5–6).

Kutsal Ruh’un meshedişini isteyin (bkz. 1. Yuhanna 2:20). Bir insan saatin akrep ve yelkovanını görebilir; fakat güneş ışık vermedikçe günün saatini anlayamaz. Biz de Kutsal Kitap’ta birçok gerçeği okuyabiliriz; ancak Kutsal Ruh canlarımızın üzerine ışık saçmadıkça bu gerçekleri kurtuluş getirecek biçimde bilemeyiz (bkz. 2. Korintliler 4:6).

Ruh, “bilgelik ve vahiy Ruhu”dur (Efesliler 1:17). Filipus hadımın arabasına bindiğinde, hadım Kutsal Yazı’yı anladı (bkz. Elçilerin İşleri 8:29–35).

Tanrı’nın Ruhu Söz’e eşlik ettiğinde, Söz kurtuluş için etkili olur.

Bu yönergeler yerine getirilirse, yazılı Söz Tanrı’nın bereketi aracılığıyla “içimize ekilmiş Söz” olacaktır (Yakup 1:21). Kötü bir gövdeye aşılanan iyi bir filiz onun doğasını değiştirir ve tatlı, bol meyve vermesini sağlar. Aynı şekilde Söz, insanların yüreklerine kurtuluş getirecek biçimde aşılandığında onları kutsal kılar ve “doğruluk meyveleri” vermelerini sağlar (Filipililer 1:11).

Böylece şu soruya cevap vermiş oldum: Kutsal Kitap’ı ruhsal açıdan en büyük yararı elde edecek biçimde nasıl okuyabiliriz?

İki sonuçla bitireceğim

1. Kutsal Kitap’ı yüzeysel biçimde okumakla yetinmeyin

Ondan ruhsal kazanç ve yarar elde etmeye çalışın. Söz’ü yüreğinize yazın:

“Tanrısı’nın yasası yüreğindedir” (Mezmur 37:31).

Söz’ü özümsemeden ondan ayrılmayın. Tanrı’nın kitabını okumaktan yararlanan Hristiyanlar, yaşayan en iyi Hristiyanlardır. Tanrı’nın onlar için yaptığı masrafa karşılık verir, imanı güvenilir kılar ve canlarını kurtarırlar.

2. Kutsal Yazılar’ı okumaktan yararlanan sizler, Tanrı’nın özel lütfuna tapın

Tanrı’yı bereketleyin; çünkü O size yalnızca ışığı getirmekle kalmadı, onu görebilmeniz için gözlerinizi de açtı. Gizli hazinesini açtı ve sizi kurtaran bilgiyle zenginleştirdi.

Bazıları Kutsal Yazılar’a sahip olmadıkları için, bazılarıysa onları uygulamadıkları için mahvolurlar.

Tanrı’nın dünyadaki milyonların yanından geçip seçen sevgisinin kurasının benim üzerime düşmesi; Kutsal Yazılar’ın bulut sütunu gibi başkalarına karanlık, fakat sana ışık olması; başkaları için “ölü bir harf” iken senin için “yaşam kokusu” olması; Mesih’in yalnızca sana değil, sende açıklanması (bkz. Galatyalılar 1:16) — bütün bunlar karşısında ne büyük, kutsal bir hayranlık esrikliği içinde olmalısın!

Tanrı sevgisiyle yanan serafların yüreklerine ve gökleri Tanrı’ya övgülerle çınlatacak meleklerin seslerine sahip olmayı ne kadar çok istemelisin!

İTİRAZ

Fakat bazı kutsal kişiler, okudukları Söz’den yararlanamadıklarından korktuklarını söyleyebilirler.

CEVAP

Bedende baygınlık, yani “hayatî organların işlevlerinde bir zayıflama” meydana geldiğinde ilaçlar verilir. Aynı şekilde, yararlanamadıkları korkusuyla neredeyse bayılmak üzere olanlara birkaç temel ilaç vereyim.

1. Başkaları kadar olmasa da Söz’den yararlanıyor olabilirsiniz

Yalnızca otuz kat ürün veren toprak yine de “iyi toprak”tı (Matta 13:8).

Diğer seçkin kutsallarla aynı düzeyde olmadığınız için yararlanamadığınızı söylemeyin. Davut’un yiğitleri arasında güçlü kişiler sayılan bazıları, ilk üçün onuruna erişemediler (bkz. 2. Samuel 23:19,22–23).

2. Bazı şeyleri kavramakta çok hızlı olmasanız da Söz’ü okumaktan yararlanıyor olabilirsiniz

Bazıları anlamakta yavaş oldukları için yararlanamadıklarını düşünür. Kutsal Kurtarıcımız çekeceği acıları önceden bildirdiğinde, elçilerin kendileri bile “bu sözü anlamadılar; söz onlardan gizlenmişti” (Luka 9:45).

İbraniler Mektubu’nun yazarı, “işitmekte ağırlaşmış” bazı kişilerden söz eder (İbraniler 5:11); buna rağmen onlar seçilmişler arasındaydı.

Anlayışı daha zayıf olanların sevgisi daha büyük olabilir. Lea’nın gözleri narindi, fakat kendisi verimliydi.

Bir Hristiyan zihinsel açıdan çok hızlı olmayabilir ve meseleleri çabucak kavrayamayabilir. Bununla birlikte, sahip olduğu az bilgi onu günahtan korur. Bu, görme yetisi zayıf olduğu hâlde suya düşmekten kaçınabilen bir insana benzer.

3. Çok güçlü bir hafızanız olmasa da Kutsal Yazılar’ı okumaktan yararlanıyor olabilirsiniz

Birçok kişi hafızasının zayıf olduğundan yakınır. Hristiyan, daha fazlasını hatırlayamadığın için üzülüyor musun? Öyleyse teselli bulman için şunları düşün:

(1) Çok iyi bir hafızaya sahip olmasan da iyi bir yüreğe sahip olabilirsin.

(2) Okuduğun her şeyi hatırlamasan da en önemli ve en gerekli şeyleri hatırlıyorsun.

Her çeşit yemekten yemeyiz; fakat bizi besleyecek kadarını alırız. Hristiyanın durumu da kandilin durumuna benzer. Kandil yağla tamamen dolu olmayabilir; fakat ışık vermesine yetecek kadar yağı vardır.

Aynı şekilde, hafızan ayetlerle dolu olmayabilir; fakat Tanrı’ya olan sevgini alevlendirmeye yetecek kadarını hatırlayabilirsin.

Bu nedenle cesaretini topla. Okuduklarından yararlanıyorsun. Şu cesaret verici ayete dikkat et:

“Baba’nın benim adımla göndereceği Tesellici, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek ve size söylediğim her şeyi hatırınıza getirecektir” (Yuhanna 14:26).

Sayfanın başına dön