Kötülüğün Her Görünüşünden Sakının
PurelyPresbyterian’dan çevrilmiştir
«Cevap: On Emir’in doğru anlaşılması için şu kurallara uyulmalıdır:
. . .
6. Bir günahın veya görevin altında, aynı türden olanların hepsinin yasaklanmış veya emredilmiş olduğu; bunların bütün sebepleri, araçları, fırsatları ve görünüşleriyle birlikte, bunlara yönelik bütün kışkırtmaların da yasaklandığı veya emredildiği anlaşılmalıdır (Matta 5:21-22, 27-28; Matta 15:4-6; İbraniler 10:24-25; 1. Selanikliler 5:22; Yahuda 1:23; Galatyalılar 5:26; Koloseliler 3:21).» (Westminster Büyük İlmihali, S. 99).
Thomas Watson (1620 – 1686)
Mutluluk Vaatleri: Matta 5:1-12’nin Açıklaması
4. Saf bir yürek kötülüğün görünüşünden sakınır
«Kötülüğün her görünüşünden sakının» (1. Selanikliler 5:22). Saf bir yürek, kötü olarak yorumlanabilecek şeylerden sakınır. Hükümdarına sadık olan kişi yalnızca ihanete el sürmekten kaçınmakla kalmaz, ihanete benzer görünen şeylerden de sakınır. Lütuf sahibi bir yürek, günaha benzeyen şeylerden çekinir. Yusuf’un efendisinin karısı onu tutup, «Benimle yat» dediğinde, Yusuf giysisini onun elinde bırakıp ondan kaçtı (Yaratılış 39:12). Kötülüğün görünüşünden sakındı. Onun yanında görülmek istemedi. Böylece saf bir yürek, günah şüphesi uyandırabilecek her şeyden sakınır:
(i) Kendi açısından, hem de iki şekilde. Birincisi, kötülüğün görünüşü çoğu zaman kötülüğe fırsat verdiği için. Gevşek ve cilveli yakınlaşmalar kötülüğün bir görünüşüdür ve çoğu zaman kötülüğe fırsat verir. Yusuf, efendisinin karısıyla şehvetli bir biçimde şakalaşarak samimiyet kursaydı, zamanla onunla akılsızlık etmeye sürüklenebilirdi. Bazıları yenilik arzusu ve meraktan dolayı ayin dinlemeye gitmiş, daha sonra puta yalnızca kulaklarını değil, dizlerini de vermişlerdir. Bizim zamanımızda, kaşınan kulaklarla mezhepçilerin arasına girip başlarında vebayla eve dönen birçok kişi yok mudur? Dina dolaşmaya çıkmak istediğinde, iffetini kaybetti (Yaratılış 34:2). Saf bir yürek tehlikeyi önceden görerek kötülüğün görünüşünden sakınır. Eşek arısı yuvasına yaklaşmak tehlikelidir. Fırına yaklaşan adamlar yandılar (Daniel 3:22).
İkincisi, kötülüğün görünüşü kişinin iyi adını gölgeleyebileceği için. İyi bir ad değerli bir merhemdir. İnce altından daha iyidir (Süleymanın Meselleri 22:1). Servetin yapamayacağı şekilde bizi Tanrı’nın ve meleklerin nazarında takdir edilir kılar. Bu nedenle dindar bir kişi, iyi adına zarar vermemek için kötülüğün görünüşünden sakınır. Bir insanın adı gömülmüşken, yaşamda ne teselli olabilir?
(ii) Saf bir yürek, Tanrı’nın kutsallığına duyduğu saygı ve hürmetten dolayı günah şüphesinden sakınır. Tanrı kötülüğün görünüşünden bile nefret eder. Tanrı ikiyüzlülerden tiksinir, çünkü onlarda iyiliğin görünüşünden başka bir şey yoktur; çocuklarında kötülüğün görünüşü bile bulunduğunda onlara öfkelenir. Lütuf sahibi bir yürek, Tanrı’nın kıskanç bir Tanrı olduğunu ve halkının günahın sınırına yaklaşmasına dayanamayacağını bilir. Bu nedenle uzakta durur ve bulaşıcılığın kokusuna bile yaklaşmaz.
(iii) Saf bir yürek, dindarlar açısından günahın görünüşünden sakınır. Kötülüğün görünüşü zayıf bir kardeşi sürçtürebilir. Lütuf sahibi bir yürek yalnızca kendi vicdanını kirletmekten değil, kardeşinin vicdanını incitmekten de korkar. Bir şey kendi başına kayıtsız bir şey olsa bile, kötülüğün görünüşüne sahipse ve bir başkasını üzebilecekse, ondan sakınmalıyız (1. Korintliler 10:25-28). Çünkü kardeşlere karşı günah işleyip onların zayıf vicdanını yaraladığımızda, Mesih’e karşı günah işleriz (1. Korintliler 8:12). Zayıf Hristiyan, Mesih’in bir üyesidir. Bu nedenle bir üyeye karşı günah işlemek, Mesih’e karşı günah işlemektir.
(iv) Saf bir yürek, kötü insanlar açısından kötülüğün görünüşünden bile sakınır. Elçi, dışarıdakilere karşı hikmetle yürümemizi ister (1. Selanikliler 4:12). Kötüler ayağımızın kaymasını gözetlerler. Dini kötülemek için herhangi bir şey bulsalar ne kadar sevinirlerdi! İmanını açıkça ikrar edenler, Kilisenin en yüksek küresine yerleştirilmiş yıldızlar gibidir; eksantrik veya düzensiz bir hareketin yalnızca görünüşü bile olsa, kötüler hemen ağızlarını açıp dine karşı yeni bir feryat koparırlar. Dindar bir yürek için Müjde’nin itibarı ve onuru öylesine değerlidir ki, ona zarar vermek veya onu gölgelemektense ölmeyi tercih eder.
Öyleyse bununla kendimizi sınayalım: Yürekte saf mıyız? Günahın en küçük görünüşünden bile sakınıyor muyuz? Ne yazık ki, ne kadar çok kişi kendisini günaha fırsat veren durumların içine atıyor! Şeytan’ı kendilerini ayartmaya kışkırtıyorlar. Bazıları maskeli eğlencelere ve tiyatro oyunlarına gider; bunlar şehvetin gerçek yakıtı ve ayartıcısıdır. Başkaları hatalı öğretilerin bulunduğu toplantılara sık sık katılır; gerçekten de Tanrı, adil yargısıyla, günahın görünüşünden sakınmayanları çoğu zaman günah işlerine terk eder. «Milletlere karıştılar, ve onların işlerini öğrendiler» (Mezmur 106:35). Saf yürekler fırsattan kaçar.
Nicephorus’un belirttiğine göre Yuhanna, hamamda Cerinthus’un yanında bulunmaya dayanamadı. Polycarp, sapkın Marcion ile hiçbir görüşme yapmak istemedi, fakat ona şeytanın ilk doğanı dedi. Basil, kendi zamanındaki Hristiyanların mezhepçilerin toplantılarından, hata okullarının kendisinden kaçar gibi kaçtıklarını söyler.
Ah, kötülüğün görünüşünden sakının! Elçi bize iyi nam sahibi olan şeylerin ardınca gitmemizi buyurur (Filipililer 4:8).