Tanrı’nın Sevgisi Üzerine

Tanrı’nın Sevgisi

Tanrı’nın Sevgisi Üzerine

Burk Parsons’tan

Reform Teolojisiyle ilk kez karşılaştığımda onu bütünüyle reddettim. Yaklaşık iki yıl boyunca, düşünebildiğim her türlü savla ona karşı mücadele ettim. Bu durum, Kutsal Yazılar boyunca bir yolculuğa çıkıp Tanrı’nın halkına yönelik sevgisi hakkındaki Kutsal Kitap öğretisiyle yüzleştiğim ana kadar sürdü.

Reform Teolojisine karşı temel savım, Tanrı hakkındaki Kutsal Kitap öğretisini savunma arzumdu. Yuhanna 3:16 gibi ayetleri göz önünde bulundurarak, Tanrı’nın kurtarıcı sevgisinin istisnasız bütün insanlara gösterildiğini ileri sürüyordum. Bu, Tanrı’nın sevgisinin farklı derecelerde gösterildiğine inanmadığım anlamına geliyordu. Tanrı’nın karakteri hakkındaki anlayışıma göre, Tanrı’nın günahkâra duyduğu sevgiyle kutsala duyduğu sevgi arasında hiçbir fark bulunmadığına inanıyordum.

Reform öğretisine karşı her türlü savı ileri sürerken, konu Tanrı’nın özel sevgisi, yani halkına yönelik kurtarıcı sevgisi hakkındaki Kutsal Kitap öğretisine geldiğinde çoğu kez öfkeleniyordum. Bu beni şaşkınlığa düşürüyordu. Seven bir Tanrı nasıl olur da her insanı aynı şekilde sevmezdi?

Kutsal Yazılar üzerinde bu çalışmayı yürüttüğüm dönemde, kilisemden bir grupla Haiti’ye yapılan bir müjdecilik yolculuğuna katıldım. Oradayken kiliseden bir arkadaşım, eşcinsel bir yaşam süren kuaförüyle yaptığı bir konuşmayı benimle paylaştı. Onunla yaptığı konuşmayı anlatırken, büyük bir heyecanla kuaförüne yalnızca Tanrı’nın onu koşulsuz sevdiğini söylediğini açıkladı. Kuaförü de ona, “Tanrı’nın beni olduğum gibi sevdiğini biliyorum” diye karşılık vermişti.

Arkadaşım için böyle bir cevap tamamen mantıklıydı. Onun için böyle bir cevap tamamen kabul edilebilirdi. Benim içinse böyle bir cevap tamamen korkunçtu.

Ona çok basit bir soru sordum:

“Tanrı’nın eşcinsel arkadaşını koşulsuz sevdiğinden nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?”

Tanrı’nın halkına yönelik özel sevgisi konusunda Kutsal Kitap’ın öğretisinden ne anladığımı ona kısaca açıkladım: Tanrı bütün yaratıklarını bir anlamda sever, fakat yalnızca Mesih’te kendi çocukları olanları koşulsuz sever.

Ayrıca ona şunu sordum:

“Tanrı eşcinsel kuaförünü koşulsuz seviyorsa, kuaförün neden tövbe etmeyi ve Mesih’e iman etmeyi düşünsün? Tanrı onu olduğu gibi seviyorsa, yaşamını neden Mesih’e teslim etsin?”

O gece, konuşmamızdan birkaç saat sonra pastörümüz beni küçük bir konuşma yapmak üzere misyon binasının dışına çağırdı. O günün erken saatlerinde arkadaşımla yaptığım konuşmaya dayanılarak “sapkın bir Kalvinist” olmakla suçlandım. On beş dakika ve birçok gözyaşından sonra kilise personelindeki görevimden çıkarıldım ve bütün sorumluluklarım o gece elimden alındı.

Haiti’den döndüğümde kitaplarımı topladım ve yüreğimde büyük bir acıyla, Hristiyan olduğum kiliseden ayrıldım.

Bundan kısa bir süre sonra Yuhanna’nın bütün yazılarında Tanrı’nın sevgisi üzerine derinlemesine bir çalışma yapmaya başladım. Elçi Yuhanna’ya göre Tanrı’nın sevgisinin Kutsal Kitap’taki tanımını anlamaya çalışarak Yuhanna Müjdesine, mektuplarına ve Vahiy Kitabı’na daldım.

Tanrı ve O’nun halkına yönelik sevgisi hakkındaki Kutsal Kitap öğretisi, Kutsal Yazılar’ın birçok bölümünde görülmektedir. Tanrı’nın lütfuyla, Reform Teolojisinin Kutsal Kitap’a dayalı biçimde tanımladığı lütuf öğretilerini sonunda kavramaya başladım.

Yuhanna’nın Birinci Mektubu, Mesih’te olanlarla dünyadan olanlar arasındaki açık ayrımı ortaya koyar. Yuhanna, birinci mektubunun ikinci bölümünün sonunda okuyucularına “yavrularım” diye seslenir (NASB, 28. ayet).

Ardından üçüncü bölümün başında, Tanrı’nın çocuklarına O’nun kendilerine duyduğu sevgiyi hatırlatır:

“Bakın, Baba bizi o kadar çok seviyor ki, bize ‘Tanrı’nın çocukları’ deniyor! Gerçekten de öyleyiz” (3:1a).

Yuhanna 10. ayette şöyle açıklar:

“Doğru olanı yapmayan ve kardeşini sevmeyen kişi Tanrı’dan değildir. İşte Tanrı’nın çocuklarıyla İblis’in çocukları böyle ayırt edilir.”

Daha sonra 16. ayette Yuhanna, Mesih’in ölümünde gösterilen Tanrı sevgisi hakkında şöyle yazar:

“Sevginin ne olduğunu Mesih’in bizim için canını vermesinden anlıyoruz.”

Tanrı’nın sevgi niteliğiyle ilgili belki de en iyi bilinen bölüm 1. Yuhanna 4:8’dir:

“Tanrı sevgidir.”

Bu üç sözcüklük ifade, Yuhanna’nın Tanrı’nın halkına yönelik özel ve kurtarıcı sevgisini tanımladığı yakın bağlamından çok sık koparılır. Bu ayet genellikle Tanrı’nın istisnasız bütün insanlara yönelik koşulsuz sevgisinin kanıtı olarak kullanılır.

Fakat Yuhanna’nın açıkça açıkladığı gibi, Tanrı’nın koşulsuz sevgisi yalnızca İsa Mesih’te olanlara gösterilmiştir:

“Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O’nu dünyaya gönderdi, böylece bizi sevdiğini gösterdi. Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur” (9–10. ayetler).

“Tanrı’nın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar” (16. ayet).

“Bizse seviyoruz, çünkü önce O bizi sevdi” (19. ayet).

Reform Teolojisine uzanan yolculuğum sırasında, beni Tanrı’nın seçen lütfuna ikna eden, O’nun kurtarıcı sevgisi öğretisiydi. Mesih’teki yaşamımı sürdürmeye devam eden de Tanrı’nın sevgisidir.

Sayfanın başına dön