Tüm Sapkınlıkların ve Sahte Öğretilerin Eğilimi
Spurgeon’un “Kendine Yeterliliğin Öldürülmesi” adlı vaazından
Hristiyan kilisesinde ortaya çıkan bütün sapkınlıkların, “Tanrı’yı onursuz kılma ve insanı pohpohlama” yönünde kesin bir eğilime sahip olmuş olması büyük bir gerçektir.
Bunların her zaman gizli hedefi, açık amacı değilse bile, insan doğasını yüceltmek ve ilahi lütfun egemenliğini aşağı indirmek olmuştur.
Tanrı’yı, O’nun adına ait olan yücelikten soymak için, bu sahte peygamberler asi ve bozulmuş yaratığın başına sahte bir parlaklık kondururlar.
Öte yandan, lütuf doktrinleri olarak bilinen müjdenin doktrinleri, yaratığı çok aşağılara indirmeleri ve Rab Yehova’yı önümüzde tahta oturmuş, çok yüceltilmiş olarak sunmaları bakımından bütün diğer doktrinlerden ayrılırlar.
Bu o kadar doğrudur ki, en eğitimsiz Hristiyan bile, yanlış bir konuşmayı reddetmeye yetkin olmasa da, eğer o konuşma insanı Tanrı’nın pahasına yüceltiyorsa, onun yanlışlığını her zaman ortaya çıkarabilir.
Lütuftaki en sade bebek bile şu sınamayı yapabilir: çevresini kuşatan çeşitli görüşlerin ortasında, bir doktrinin doğruluğunu ya da sahteliğini şu şekilde sınayarak her zaman yargılayabilir, hem de yanılmaz biçimde yargılayabilir: “Tanrı’yı yüceltiyor mu?” Eğer öyleyse, doğrudur. “İnsanı yükseltiyor mu?” O hâlde yanlıştır.
İnsanı çok aşağılara mı indiriyor ve onun hakkında, kendi yozlaşmışlığını ve bozulmuşluğunu hissettirecek şekilde mi konuşuyor? O hâlde kuşkusuz hakikatle doludur.
Ve tacı insanın özgür iradesinin ya da iyi işlerinin başına değil, Tanrı’nın başına mı koyuyor? O hâlde kesinlikle Tanrı yoluna uygun bir doktrindir; çünkü bu, Rabbimiz Tanrı’nın hakikatinin ta kendisidir.