Kontrasepsiyon, 1. Bölüm: Düşük Yaptırıcılar, Sağlık Riskleri, Toplumsal Etkenler
PurelyPresbyterian’dan çevrilmiştir
Bu seride, kontrasepsiyon kullanımını Kutsal Yazılar ışığında değerlendireceğiz. Ayrıca, tarih boyunca Kilise’nin bir bütün olarak oybirliğiyle benimsediği tutumun, Batı’da çok yakın zamanlara kadar kontrasepsiyona karşı çıkmak olduğunu göstereceğiz. Hâkimiyet buyruğunu, evliliğin amaçlarını ve görevlerini, Doğal Aile Planlaması’nı ve Onanizm’i inceleyeceğiz. Bu konulara yalnızca tefsir açısından bakmakla kalmayacak, Kilise’nin bu kavramları her zaman nasıl anladığını da dikkate alacağız.
Bazı kontrasepsiyon biçimlerinin düşük yaptırma ihtimaliyle başlayacağız; ayrıca kontrasepsiyonla bağlantılı sağlık risklerini, toplumsal etkileri ve kontrasepsiyonun eski çağlardaki kullanımına dair kısa bir tarihi ele alacağız.
Düşük yaptırıcılar.
Kontrasepsiyon konusunda Kutsal Kitap’ın öğretisini ve Kilise’nin tanıklığını ele almadan önce, birçok kontrasepsiyon biçiminin düşük yaptırıcı olduğu gerçeğini ortaya koymak zorunludur. Kutsal Kitap, insan hayatının gebe kalınma anında başladığını öğretir (Yer. 1:5; Mez. 51:5; 139:13, 16); fakat birçok kontraseptif yöntem, döllenmiş yumurtaların rahim duvarına yerleşmesini engelleyerek, gebe kalınmış insan varlığını fiilen öldürür. Sağlıklı kadınlar için her hormonal kontraseptif yöntemin düşük yaptırma ihtimali vardır; çünkü bunlar endometrium tabakasını inceltir ve bu da döllenmiş bir yumurtanın yerleşmesine izin vermez. Haplar gebe kalmayı engelleyebilir, fakat düşük de yaptırabilirler. Ancak PKOS gibi hormonal ya da üreme sistemi hastalıkları olan kadınlara, durumlarını tedavi etmek amacıyla, düşük yaptırma endişesi taşımak zorunda kalmadan hormonal kontraseptiflerde bulunan aynı ilaç reçete edilebilir.
“Döllenme engellenmediğinde, hormonal doğum kontrol yöntemleri, rahmin iç tabakasını bir embriyoyu kabul etmeyecek şekilde değiştirerek ve döllenmiş yumurtanın fallop tüpünden aşağıya doğru ilerleme biçimini değiştirerek, genellikle bir embriyonun yerleşmeden önce dışarı atılmasına neden olur.”
Post Fertilization Mechanisms
Bazı kaynaklar, hormonal kontrasepsiyonun düşük yaptırmasının mümkün olmadığını ileri sürecektir; çünkü onlar düşük olayını yerleşmeden sonra meydana gelen bir şey olarak kabul ederler ve kendi görüşlerine göre gebe kalınmadan yerleşmeye kadar olan herhangi bir ölüm, düşük sayılmaz. “ ‘Gebe kalma’ denilip ‘yerleşme’ kastedilerek, hormonal doğum kontrol haplarını kontraseptifler—‘gebe kalmayı’ engelleyen bir şey—olarak pazarlamak mümkün hâle geldi” (Can Birth Control Cause an Abortion?). Ancak bu, Kutsal Kitap’a ve gerçek bilime inanan, hayatın gebe kalınma anında başladığını kabul eden Hristiyanlar için kabul edilebilir bir öncül değildir. Yumurtlama, döllenme ve yerleşme döngüsünü ve doğum kontrolünün bunu nasıl etkilediğini gösteren şu videoya bakınız: How the Pill Works as an Abortifacient.
Bariyer yöntemler, spermisitler ve sterilizasyon ameliyatları düşük yaptırıcı değildir; fakat 20 doğum kontrol yönteminden diğer 11’i düşük yaptırıcıdır ve gebe kalınmış bir insan varlığını yok etme potansiyeline sahiptir. FDA tarafından listelenen bu 11 yöntem şunlardır: oral kontraseptifler (3 tür), bantlar, rahim içi araçlar (RİA’lar) (2 tür), vajinal halkalar, enjeksiyonlar, acil kontraseptif haplar (2 tür) ve deri altına yerleştirilen çubuklar. Bu nedenle hiçbir Hristiyan, gebe kalmayı engelleme konusundaki inancı ne olursa olsun, bu tür doğum kontrolünü kullanmamalıdır.
Birçok bebeğin döllenme ile yerleşme arasında doğal olarak öldüğü şeklindeki itiraz meşru bir argüman değildir. Birçok yaşlı insan da doğal olarak ölür; fakat bu, belli bir yaştan sonra onları öldürmeyi desteklemez.
Doğum kontrolü, kürtaj için daha büyük bir pazar oluşturur ve cinsel serbestliği teşvik eder.
Planned Parenthood, kendi internet sitesinde “her yıl yaklaşık 516.000 istenmeyen gebeliği önlemeye yardımcı olduklarını” bildirir. “İstenmeyen gebeliklere” ne sebep olur? Neden çocuklardan bazen “hata” sonucu gebe kalınmış gibi söz edilir? Kürtajcılar bilir ki, insanlara kontrasepsiyon sağlanır ve cinsel bakımdan serbest olmaya teşvik edilirlerse, bu istenmeyen gebeliklerin sayısını artıracak, bu da onların kürtaj satmaları için daha büyük bir pazar oluşturacaktır.
Tanrı’nın evlilik için tasarımında, üremenin başlıca amaçlardan biri olduğu yerde (bkz. 2. bölüm), istenmeyen gebelik diye bir şey yoktur. Mezmur yazarı şöyle ikrar eder: “Çünkü sen benim böbreklerimi teşkil ettin; anamın karnında beni ördün” (Mez. 139:13). Tanrı şöyle der: “Ben seni ana karnında teşkil etmezden önce seni bildim” (Yer. 1:5). Tanrı’nın iradesine ve O’nun zamanlamasına göre, evlilik içinde gebelik beklenir ve hatta umut edilir. Fakat kontrasepsiyonun yaygın kullanımı, cinsel ilişkinin büyük ihtimalle gebeliğe yol açmayacağı beklentisini oluşturmuştur. Bu, herkesin sonra gidip kürtaj yaptıracağı anlamına gelmez; nitekim Guttmacher Institute’a göre istenmeyen gebeliklerin %40’ı kürtajla sonlandırılmaktadır. Kürtaj yaptırmayı asla düşünmeyecek yaşam yanlısı çiftler olabilir; ancak bu, doğum kontrolü kullanıcılarının büyük bir kısmı için geçerli değildir. Bu bir trajedidir. “Kürtaj endüstrisinin kürtajı azaltma yolları önerdiğini duyduğunuzda ihtiyatlı olun.”
Kontrasepsiyon, cinsel serbestliğe eğilimli olabilecek bekâr insanların üzerindeki dış baskıyı da kaldırmıştır. Cinsel serbestlik planlayan birçok kişi için hamile kalma korkusu çok daha az bir endişedir; hatta hiç endişe olmayabilir. Bu, kontrasepsiyon yasadışıyken ya da başka bir şekilde mevcut değilken insanların cinsel serbestlik istemediği anlamına gelmez; fakat onların zihinlerinde, kolay kontrasepsiyon erişimi sayesinde sonuçların ve toplumsal baskının büyük bir kısmı hafiflemiştir. Kürtaj pazarının şişirilmesi ve cinsel serbestliğin teşvik edilmesi, yaşam yanlısı evli çiftlerle ilgili olmayabilir; ancak bu iki etkenin toplumsal etkisi muazzamdır ve görmezden gelinmemelidir.
Sağlık riskleri.
Hormonal kontraseptif haplar Birinci Grup kanserojendir ve kan pıhtılarıyla, ayrıca meme, yumurtalık ve endometrium kanseriyle bağlantılıdır. National Cancer Institute’a göre kadınların bu kanserler konusundaki risklerini büyük ölçüde azaltabilecekleri üç ek yol vardır:
- İlk tam süreli gebeliğin erken yaşta gerçekleşmesi
- Daha fazla çocuk sahibi olmaları
- Her çocuk için en az bir yıl emzirme (DSÖ en az 2 yıl önermektedir)
Tıp biliminin Tanrı’nın evlilik, cinsellik ve çocuk doğurma için yaratmış olduğu düzeni desteklemesi bir tesadüf değildir.
Düşük yaptırıcıları ve kontrasepsiyonla bağlantılı sağlık risklerini kısaca değerlendirdiğimize göre, şimdi tarihsel, doğal ve Kutsal Kitap’a dayalı karşıt argümana geçmeden önce, kontrasepsiyonun bazı teknikleri daha “sofistike” olsa bile modern çağımızda tarihsel bir anomali olmadığını anlamalıyız.
Kontrasepsiyon yeni değildir.
Kontrasepsiyon yeni bir icat değildir; putperestler onu eski çağlardan beri her zaman kullanmışlardır. “Kathleen O’Grady, yaklaşık M.Ö. 1550’de kontrasepsiyon için kullanılan bir tamponu tarif eden Mısır hiyerogliflerinden söz eder (Contraception and Religion—A Short History)” (Greg Price, Birth Control—The Biblical And Historic Protestant Position’dan alıntılanmıştır).
“Çoğu ilkel kültür, çoğu zaman yüksek başarıyla, bir tür kontrasepsiyon uygulamıştır. İrokua kadınları huş ağacı kabuğundan diyaframlar yapardı; Afrikalı köleler gebeliği önlemek için fil dışkısından yapılmış peserler [yani fitiller] kullanırdı. Avrupalı kadınlar balmumu diskleri, lahana yaprakları, kurşun, badana ve katrandan yapılan spermisitler kullanırdı. On yedinci ve on sekizinci yüzyılın başlarında, coitus interruptus [geri çekilme ve tohumu dökme] ve koyun bağırsağından yapılmış kondomların kullanımı Avrupa’da yaygın hâle geldi.”
David Fisher, Albion’s Seed, s. 92
Başka bir yazar, eskiler arasında doğum kontrolü kullanımına dair örnekler verir:
“Vajinal duş eski zamanlarda kullanılıyordu, fakat çok etkili değildi. Yunan hekim Aëtios sirkenin özelliklerini biliyordu, fakat onun vajinal duş olarak kullanılmasındansa penise uygulanmasını tavsiye ediyordu….
“Peser, spermleri öldürmek ve/veya onların serviksten geçişini engellemek için kullanılan vajinal bir fitildir. Peser, eski zamanlarda kullanılan en etkili kontraseptif araçtı ve eski zamanlardan kalma çok sayıda peser tarifi bilinmektedir. Peserlerin içeriğinde şunlar bulunurdu: timsah dışkısından bir temel madde (dışkı sık sık temel madde olarak kullanılırdı), bir tür sakız oluşturan bal ve doğal sodyum karbonat karışımı. Bunların hepsi vücut sıcaklığında eriyecek ve serviks üzerinde geçilmez bir örtü oluşturacak kıvamdaydı. Yağ kullanımı da Aristoteles tarafından önerilmiş ve doğum kontrolü savunucusu Marie Stopes tarafından 1931 gibi geç bir tarihte bile savunulmuştur.”
Kathleen London, The History Of Birth Control
Birinci yüzyılda kürtaj ve bebek öldürme yaygındı; fakat kontrasepsiyon da öyleydi. Kadınlar kısır olmak için yabani havuç tohumunu çiğnerdi ve “spermleri öldürmek ya da meninin rahme giden yolunu engellemek için çeşitli merhemler, bal ve yumuşak yün tamponlar vajinaya yerleştirilirdi. Doğmamış kuzu mideleri ve keçi mesaneleri kondom olarak kullanılırdı…” (Rodney Stark, The Rise of Christianity, s. 121).
Putperestler arasında kontrasepsiyonun yaygın kullanımına rağmen, Hristiyan Kilisesi onun kullanımına karşı mücadele etti ve Batı’da 20. yüzyılın başlarına ya da ortalarına kadar onu oybirliğiyle günah olarak kınadı. Agustinus, İskenderiyeli Clement, Hippolytus, Yuhanna Chrysostomos, Hieronymus ve daha sonra ele alacağımız alıntıların sahibi olan başka birçok erken dönem kilise babası buna karşı konuştu.
Hâkimiyet buyruğundan kaynaklanan yüksek bir evlilik ve üreme anlayışı, Gen. 38’de Onan’ın coitus interruptus eyleminin evrensel olarak anlaşılan yasağıyla birlikte (bkz. 4. bölüm), Mesih’in kendi Kilisesi’ni büyüttüğü ve Kilise’nin bu kadar kısa bir süre içinde Roma İmparatorluğu’nu ele geçirebildiği yollardan biridir. Romalılar kontrasepsiyon kullanıyor, kürtaj yaptırıyor, eğlence amaçlı cinsel ilişkiden ve sodomiden kaynaklanan hastalıklardan ölüyordu vb.; fakat Hristiyan atalarımız, Tanrı’nın kendilerine vermeyi seçtiği kadar çok çocuk sahibi oluyor ve onları Rab’bi sevmeleri için yetiştiriyordu (Stark, a.g.e., ss. 125-128). Hristiyanlar kontrasepsiyon ve çocukların değeri konusunda Kutsal Kitap’ı izlerse, bu yeniden gerçekleşebilir.
Bir sonraki yazımızda hâkimiyet buyruğunu ve evliliğin amaçlarını ve görevlerini ele alacağız.