Cesaretle ve Taviz Vermeden Konuşmak
“Onlarla yaptığı antlaşmayı hatırladı ve büyük merhametiyle yumuşadı. Onları tutsak edenlerin hepsine karşı onlara merhamet gösterilmesini sağladı.” – Mezmur 106:45, 46
Tanrı her şeyi kontrol eder: en küçük molekülleri, büyük olayları, hatta insanların yüreklerini bile (Süleyman’ın Özdeyişleri 21:1). Tanrı’nın kurtuluş tarihinde sizin için belirli bir planı vardır. Ve Tanrı, Kutsal Yazılar’da bize, Babil’de O’nun tanıkları olmamızı istediğini açıklar. Tanrı’nın hayatımız için belirli bir planı vardır ve Kutsal Yazı’ya göre, yollarımıza koymayı belirlediği kişilerin yüreklerinde etkili olacaktır.
Ben, Kutsal Yazılar’ın, Mesih için yaşadığınızda ve O’ndan cesaretle söz ettiğinizde, dünyasal olmayan bir korunmaya sahip olacağınıza inanmanız için büyük bir güvence verdiğine inanıyorum. Birçoğumuz, dışarı çıkıp Mesih’ten söz ettiğimizde insanların olumsuz tepki verebileceğinden kaygılanırız. Bunlar hakkında bir an için kaygılanabiliriz, ama Tanrı bizi, O’na tanıklık etmeye çağırarak bu durumun içine koyduğuna göre, bizi bundan çıkarabilir de. Tanrı, Kendisine itaat edenleri korur. Ve insanlar nasıl tepki verirse versin, olacak olan şey Tanrı’nın kusursuz planına göredir. Sizin insanlara ulaştırdığınız mesajın nasıl karşılanacağı üzerinde nihai denetim O’ndadır. Unutmayın ki siz sadece postacısınız. Mesajı biz oluşturmuyoruz; bunu Tanrı yapar ve biz de mesajı olduğu gibi, dokunulmamış halde teslim etmeliyiz. Sonucu O belirleyecektir.
Ama çoğu zaman, Mesih hakkında konuştuğumuzda alay edileceğimizden korktuğumuz için taviz veririz; oysa gerçek şu ki, eğer taviz vermezsek, Tanrı sıkıntıların ortasında bizim korumamız olacaktır… Ama taviz verdiğiniz anda, o dünyasal olmayan korunmayı kaybedersiniz ve o andan itibaren yalnızsınız.
İsrail’den söz ederken Mezmur 106:46 şöyle der: “Onları tutsak edenlerin hepsine karşı onlara merhamet gösterilmesini sağladı.” Tanrı’nın yalnızca bir kral üzerinde değil, bütün bir toplum üzerinde de etkide bulunabileceğini anlıyor musunuz? Çünkü 45. ayet, O’nun antlaşmasını koruyan bir Tanrı olduğunu ve halkıyla bir antlaşma yaptığını söyler. Ve dostlar, bizim de Mesih’te Tanrımızla bir antlaşmamız vardır. Bu antlaşmada O bize, günahlarımızın hak ettiği gibi davranmaz. Dahası, bize Mesih’in doğruluğunu verdiği için artık biz Tanrı’nın çocuklarıyız; bozulmaz bir antlaşma ilişkisinin içindeyiz. Bu yüzden dua ettiğinizde, Tanrı’dan sizi dünyaya göndermesini ve zamanınıza layık olacak kişilerle karşılaştırmasını isteyin; ama hemen sonuçlar görmeseniz bile, anlayın ki siz sadece Tanrı’nın bu buluşmayı tayin ettiği habercisiniz.
Çevirinin kaynağı: http://www.reformationtheology.com/apologetics/