Kurtulmamışlara Mektup

Mektup

Kurtulmamışlara Mektup

James Smith (1802-1862)

Sevgili kurtulmamış dostum,

Bunu çok dikkatlice okuyup sonra da — eğer bununla aynı fikirdeysen — imzalar mısın?

Günahta devam etmeye ve çevremdeki insanların ilkelerini ve âdetlerini izlemeye kararlıyım — bu bana ruhumun kaybına mal olsa ve ebedî ceza getirse bile.

Tanrı’nın Oğlu’nu reddetmeye kararlıyım — O’nu Kurtarıcım olarak benimsemeyeceğim, ya da O’nun üzerimde hüküm sürmesine izin vermeyeceğim. Tanrı’nın Müjde’de sunduğu bağışlamayı kabul etmemeye kararlıyım; bu bağışlamayı sağlamak İsa’ya hayatına mal olmuş olsa da — ve onsuz sonsuzlukta mahvolacağımı bilsem de. Tanrı’nın kurtuluş yoluna boyun eğmemeye kararlıyım ve sonsuza dek mahvolmayı onaylıyorum! Kararımı verdim; Rab İsa Mesih’e iman aracılığıyla karşılıksız kurtuluş almayı asla kabul etmeyeceğim — onu istemeyeceğim!

Tanrı’nın mesajını reddetmeye, adaletine meydan okumaya, gücüne açıkça karşı koymaya, merhametini reddetmeye, gazabıyla yüzleşmeye ve O’nun bütün davetlerine, ikna edişlerine, uyarılarına ve vaatlerine karşı kendimi katılaştırmaya kararlıyım!

O’nun yetkisine boyun eğmeye, taleplerine teslim olmaya, Oğlu’na iman etmeye, günahlarımdan tövbe etmeye, adını sevmeye ya da buyruklarına itaat etmeye asla kararlı değilim!

Tanrı’nın melekleri arasında Gök’te — benim imana dönüşümden dolayı — asla sevinç olmayacağına kararlıyım.

Ben asla . . . Şeytan’ın saflarını terk etmeyeceğim, günahlı uygulamalarımdan vazgeçmeyeceğim, Tanrı’nın ellerinden merhamet dilemeyeceğim ya da çarmıhımı yüklenip Mesih’in ardından gitmeyeceğim!

Kendi kötü yolumda devam etmeye, şimdiki günahlı patikamda direnmeye, günahkâr arkadaşlarımla beraber olmaya kararlıyım — ve eğer bu benim ebedî mahkûmiyetimi getirirse — öyle olsun!

Tanrı’nın şartlarıyla kurtuluşu kabul etmeyeceğim, yalnızca lütuf aracılığıyla kurtulmak için eğilmeyeceğim, Mesih’in boyunduruğunu üzerime alıp O’nun hizmetkârı olmayacağım — Gök ve sonsuzluğun bütün yücelikleri bununla güvence altına alınacak olsa bile.

Eğer Tanrı’nın gazabından — yalnızca iman, tövbe ve kutsallık aracılığıyla — kurtulamıyorsam, cehenneme gitmeye kararlıyım; çünkü bu şartların hiçbirine teslim olmamaya kararlıyım!

Vaizin benim için nefesini tüketmesinin hiçbir faydası yok! Kararımı verdim; kendi kendimin efendisi olacağım, kendi yolumdan gideceğim! Kimsenin bana karışmaya hakkı yok — çünkü yalnızca kendime zarar vereceğim!

Kiliseye gitmeye ya da herhangi bir dinî biçime katılmaya hiçbir itirazım yok — ama yüreğimin Tanrı’ya ait olması, şimdiki dünyaya çarmıha gerilmem ve Tanrı’nın yüceliğini hayatımın amacı yapmam — bu asla bana göre değildir; bu yüzden sonuçları sevinçle kabul ediyorum.

Eğer gerçek Hristiyan olacak kişilerden istenen buysa — o zaman beni teşvik etmeyi bırakmalısın — çünkü teslim olmayacağım! Beni imana döndürmek için bütün çabalarını bırakmalısın, çünkü kararımı verdim! Yüzlerce vaaz dinledim, Kutsal Kitap’ı kendim okudum — ama kendimi bütün bunlara karşı katılaştırdım ve şimdi teslim olmayacağım!

Bana artık Kurtarıcı’nın sevgisinden söz etme, bana artık kutsallığın zevklerinden söz etme, bana artık ölümün dehşetlerinden söz etme, bana artık korkunç yargıdan söz etme, bana artık Gök’ün sevinçlerinden söz etme, bana artık Cehennem’in ıstıraplarından söz etme — çünkü beni asla kendimi Tanrı’ya teslim etmeye ve ruhum için kurtuluş aramaya ikna edemeyeceksin. Çünkü kararımı verdim ve günlük davranışım seni buna ikna etmeye yeterlidir. Teslim olmamaya kararlıyım — sonuçları ne olursa olsun!

Şimdiye kadar yürüdüğüm gibi yürüyeceğim! Mesih’in hizmetkârı olmayacağım! Tanrı’nın çocuğu olmayacağım! Yalnızca Şeytan’a itaat edeceğim! Bu kötü dünyanın yolunu izleyeceğim! Kendi şehvetlerime ve zevklerime hizmet edeceğim!

Bunu kanıtlamak için imzamı atıyorum, ____________.

Şimdi adını yazacak mısın? Şimdi bu bildirgenin üzerine ciddi bir şekilde mührünü koyacak mısın? Neden bu kadar korkuyorsun?

Eylemlerin sözlerinden daha yüksek sesle konuşmuyor mu? Günlük yaşayışın — böyle bir bildirgeye adını yazmaktan — daha güçlü bir kanıt değil mi? Eğer yukarıdakileri sözlerle söyleyemiyorsan — ama yine de eylemlerinle böyle davranıyorsan — o zaman fark nerede? Tanrı hayatının dilini okumuyor mu? Eğer bunu günlük yaşayışınla söylüyorsan — o hâlde neden kalemi alıp adınla imzalamıyorsun?

Yakında yargı gelecek ve kitaplar açılacak — ve suçluluğun ile akılsızlığın toplanmış âlemlerin önünde ilan edilecek!

Öyleyse, bunu imzalayacak mısın? Neden hayır? Bu senin için doğru mu — yoksa değil mi?

Sayfanın başına dön