Aşağıdaki metin, Dr. James White’ın 2 Timoteos 2:10 üzerine kısa bir meditasyonudur.
“Bu nedenle, seçilmişler uğruna her şeye katlanıyorum; öyle ki onlar da Mesih İsa’da olan kurtuluşa, onunla birlikte sonsuz yüceliğe kavuşsunlar.” (2 Timoteos 2:10 – Dr. James White çevirisi)
Bağlam önemlidir. 2 Timoteos, Pavlus’un Timoteos’a yazdığı veda mektubudur. İmanda sevgili bir oğula veda mektubu yazarken sözleri boşa harcamazsın. Pavlus, Timoteos’u güçlenmeye teşvik etmektedir. Timoteos’a kendisiyle birlikte “sıkıntıya katlanması” için çağrıda bulunur (2:3); yarışmasını, çok çalışmasını ve İsa Mesih’i hatırlamasını ister. Sonra 9. ayette, Müjde uğruna bir suçlu gibi çektiği acılardan söz eder. Pavlus’un “katlanıyorum” şeklindeki ifadesinin arkasında duran bağlam budur. Neye katlanıyor? Her şeye. Bütün karşı çıkışlara, saldırılara, dayaklara, hapisliklere ve uzun zahmet günlerine — bütün bunlara hangi nedenle katlandı? Elbette “Tanrı’nın yüceliği için” diyebiliriz; fakat Pavlus’un burada verdiği cevap bu değildir. Bunun yerine, her şeye “seçilmişler uğruna” katlandığını söyler. Birçok kişi bu terimin Kutsal Yazılar’da yer almamasını isterdi, fakat o tam oradadır: “seçilmişler”. Pavlus aynı terimi Romalılar 8:33’te kullanır: “Tanrı’nın seçilmişlerini kim suçlayacak?” Ayrıca Koloseliler 3:12’de de anlamlı bir biçimde şöyle der: “Öyleyse, Tanrı’nın seçilmişleri, kutsal ve sevgili olanlar olarak, yürekten şefkat, iyilik, alçakgönüllülük, yumuşak huyluluk ve sabır kuşanın.” Pavlus’un Kolose’deki iman ikrarında bulunan imanlılara “Tanrı tarafından seçilmiş olanlar” diye hitap ettiğine dikkat edin. Tanrı’yı seçenler olarak değil — bunu yaptılar, fakat bunu Tanrı tarafından seçilmiş olmalarının sonucu olarak yaptılar: Hristiyan Müjdesi Tanrı merkezlidir, insan merkezli değildir! Burada “seçim”deki “seçmenin” kaynağını görmek önemlidir: “Tanrı’nın seçilmişleri.” Tanrı seçer. Tanrı bu konuda egemendir.
Ve tekrar 2 Timoteos 2:10’a dönersek, Pavlus elçiliğinin acılarına “seçilmişler uğruna” katlanır; fakat bunu neden yaptığı göz ardı edilmemelidir: “öyle ki onlar da Mesih İsa’da olan kurtuluşa, sonsuz yücelikle birlikte kavuşsunlar.” Pavlus kendi acılarını, hizmetini ve yorulmak bilmeyen emeğini, Tanrı’nın kendi seçilmişlerini kurtuluşa getirmek için kullandığı araçlar olarak görür… Vaaz, öğretim, hizmet, imanın savunulması — bunların hepsi Tanrı’nın seçilmişlerini kurtuluşa getirmek için kullandığı araçlardır. İşte birkaç ek not:
- Eğer seçilmişlerin kimliği ve sayısı ezelden belirlenmişse, neden vaaz edelim? Arminianlar bu soruyu sürekli sorarlar. Çünkü Tanrı’nın hizmetinde, O’nun kendi seçilmişlerini Kendisine getirmek için kullandığı araçlar olarak kullanılmak bizim görkemli ayrıcalığımızdır! Efendi’nin çağrısını işiten ve ruhsal ölümden diriltilmiş olan bizler, Tanrı’nın bizi kullanarak başkalarını Kendi egemenliğine getirmesini aramalıyız; tıpkı bizden önce imanda olanları kullanarak bize Müjde’nin yaşam veren mesajını getirdiği gibi.
- İlahi kararname (“seçilmişler” burada açıkça Tanrı tarafından seçilmiş belirli bir halka atıfta bulunur; yalnızca “zamanın koridorlarında önceden bilinen” kişilere değil) ile Tanrı’nın zaman içindeki etkinliği (Pavlus’un faaliyeti ve acılarında görüldüğü üzere) birlikte görülür. Tanrı Pavlus’a mı bağımlıdır? Elbette, Kendi kararnamesinin ilahi perspektifinden bakıldığında hayır. Fakat biz bu kararnameyi “göremeyiz”. Bize açıkça vahyedilmiş olan Tanrı’nın buyruksal iradesine sahibiz: Müjde’yi her insana vaaz et! İyi mücadeleyi sürdür! İsa Mesih’in bir kölesi olarak zulme katlan! Tanrı’nın kendi seçilmişlerini kurtaracağını biliyoruz; mesajımıza gerçekten karşılık verecek olanların bunu yalnızca lütuf sayesinde yaptıklarını da biliyoruz. Bu da bize, Tanrı’nın bütün insanlara, her yerde tövbe etmeleri yönündeki buyruğunu ilan etmek için cesaret verir.
- Seçilmişler Mesih’e gelir. Yeni Antlaşma’da belirli oluşu ifade eden hemen her pasaj, kapsayıcılık veya çoğulculuk anlayışını da reddeder. Seçilmiş kişinin aldığı kurtuluş “Mesih İsa’da”dır ve yalnızca O’ndadır. Pavlus’un burada, “sahteliğe tutunan ama yine de Mesih’te olan bir tür gizli öğrenci” fikrini içerdiğini düşünmek gülünçtür. Böyle bir şey, İsa’nın beyanlarının dışlayıcılığından utanç duyan modern neo-evanjeliklerin temenniden ibaret düşüncesidir.