Hristiyanların İman Etmeyenlerle Evlenmesinin Günahı ve Sonuçları!
James Smith (1802-1864)
«Dilediği kimse ile evlenmekte serbesttir; yeter ki Rab’de olsun.» 1. Korintliler 7:39
Genç dostlar, Mesih’e iman ettiğinizi ikrar ediyor musunuz? Öyleyse, nasıl evlilik bağları kurduğunuza dikkat edin. Tanrı’nın kutsal Sözü’nün açık buyruklarına aykırı olarak biriyle evlenmeyi asla kabul etmeyin. Hatırlayın, tufanı getiren şey kutsallar ile günahkârlar arasındaki karışık evliliklerdi! Babil esaretinden döndükten sonra Yahudilerin üzerine büyük sıkıntılar getiren de karışık evliliklerdi. Şimşon’un bütün sıkıntılarını başına getiren böyle bir evlilikti; Süleyman’ın yüreğini Rab’den uzaklaştıran da iman etmemiş kadınlarla evlenmesiydi. En güçlü ve en bilge adamlar böyle yenildiler; bu nedenle siz de dikkatli olmalısınız.
Bunun dindarlığınız üzerindeki etkilerini, çocuklarınız için doğuracağı sonuçları, dünyada bıraktığı kötü izlenimi ve Kiliseye verdiği zararı düşünün. Bu, Şeytan’ın başlıca tuzaklarından biri, en güçlü araçlarından biridir; bu nedenle ondan sakının!
Bunu zihninize yerleştirin; Rab’bin gücüyle, bu ayartmaya asla boyun eğmemeye, bir iman etmeyenle ilişki kurmamaya karar verin. Rab’bin Kilisesinin başlangıçtan beri olan tarihi hakkında iyi bilgi sahibi bir adamın, imanlılarla iman etmeyenlerin karışık evliliklerinden doğan bütün zararları, sefaleti ve günahı yazabilmesi için bir meleğin koluna ve bir başmeleğin zekâsına ihtiyacı olurdu! Böyle hacimli bir kitap yazılsaydı, onu okumak için bir ömürden fazlası gerekirdi. Fakat o kitap yazılmıştır ve okunacaktır. Çünkü zaman artık var olmayacağı zaman—hatayı düzeltmek veya yanlışlarımızı telafi etmek için çok geç olduğunda—böylesine pak olmayan birlikteliklerin korkunç sonuçlarının ne olduğunu en açık ışıkta göreceğiz.
Okurlarımdan herhangi biri bu tuzağa düşmüşse, günahını Tanrı’nın önünde itiraf etsin, O’nun önünde alçakgönüllülükle yürüsün, kötülüğünün cezasını kabul etsin ve başkalarını böylesine ölümcül bir tuzağa düşmekten uyarmaya ve alıkoymaya çalışsın! Son elli yıl içinde böyle birçok evlilik gördüm—fakat hiçbirinin mutlu, kutsal veya tarafların gerçek yararına olduğunu görmedim. Fakat kırık bir yüreğin itirafını duydum, ağlayan gözlerden akan sıcak gözyaşlarını gördüm ve İlahi vahiylere karşı böyle bir itaatsizliğin kasvetli sonuçlarını çok çeşitli şekillerde gözlemledim.
Bir gül koparmak üzere olduğunuzu düşünün—fakat yapraklarının altında bir akrep var! Bir kâse nektar içmek üzere olduğunuzu düşünebilirsiniz—fakat o kâsenin içinde zehir var! Akılsızca, kendi durumunuzun genel kuralın bir istisnası olacağını düşünebilirsiniz—ama olmayacaktır! Tanrı gerçektir; O’nun Sözü yerine gelmelidir; ve her çağ, «hainlerin yolunun çetin» olduğu gerçeğine tanıklık etmiştir. Çetindir—ama bunun ne kadar çetin olduğunu kim söyleyebilir? Çünkü en acı kederler, en keskin sancılar, en ağır ıstıraplar ve en can yakıcı pişmanlıklar gizlilik içinde çekilmiştir!