Kendi Cenaze Vaazını Verdi!

Cenaze

Kendi Cenaze Vaazını Verdi!

Samuel Davies, “Daha Bu Yıl Öleceksin!”

[Bu mesaj, 1 Ocak 1761’de Princeton Koleji’nde vaaz edildi.
Yazar kısa bir süre sonra, 4 Şubat’ta, 37 yaşındayken öldü!
Böylece bir bakıma kendi cenaze vaazını vermiş oldu!]

“Bu nedenle RAB diyor ki, ‘Seni yeryüzünden silip atacağım. Bu yıl öleceksin. Çünkü halkı RAB’be karşı kışkırttın.’” Yeremya 28:16

SEN bu yıl ölebilirsin!

Bu yıl ölürsen, yaşamın bütün zevklerinden sonsuza dek koparılacaksın! O zaman yeryüzündeki bütün neşeye ve şenliğe, bütün ayartıcı eğlencelere ve boş zevklere elveda; hem de sonsuza dek elveda!

Bu yıl günahların içinde ölürsen, yalnızca bu yaşamın bütün aldatıcı beklentilerinden değil, bütün umutlardan da tamamen ve sonsuza dek koparılacaksın! Değişmez bir sefalet durumuna yerleştirileceksin; tekdüze, daha doğrusu sürekli artan bir sefaletten başka hiçbir beklentiye yer bırakmayan bir duruma; Tanrı’nın cezalandırıcı adaletinin ve günahın ölümcül etkilerinin bir anıtı olmak dışında herhangi bir sonuca ulaşma umudunu dışlayan bir duruma!

Umut vaat eden bir gencin yaşayanlar diyarından koparılması, her iki dünyada da yararsız ve umutsuz kalması düşüncesi ne kadar sarsıcıdır! Umudun zirvesinden sonsuz umutsuzluğun uçurumuna düşmüş! Yine de sevgili genç, günahların içinde ölürsen bu senin sonun olabilir; hem de daha bu yıl!

Bu nedenle, bu yıl ölürsen bütün cennet umutların sonsuza dek yok olacaktır!

Artık senin için mutluluk yok! Bu yaşamdaki payını aldın: birkaç yıllık geçici, bayağı ve doyumsuz mutluluk! Ardından ise tam bir sefalet sonsuzluğu; kalıcı, şiddetli ve eksiksiz bir sefalet gelir!italian

Artık senin için onur yok; yalnızca utanç ve sonsuz horlanma var!

Artık senin için eğlence yok; yalnızca sonsuza dek koyu karanlık var! Yalnızca umutsuz perişanlığın üzerinde yoğun yoğun düşünüp durmak! Yalnızca geçmişteki akılsızlığını ve deliliğini, cehennem çukuruna kendi isteğinle atılışını acı içinde hatırlamak!

Hoş bir arkadaş yok!

Sana acıyan bir dost yok!

Hiçbir rahatlama yok!

Hoş bir uğraş yok!

Cesaret verici hiçbir beklenti yok!

Teselli edici hiçbir umut yok!

Sevginin hiçbir işareti yok!

Merhamet Babası’ndan hiçbir lütuf armağanı yok!

Geleceğe dair hiçbir umut yok!

Geçmişten hiçbir kurtuluş yok!

Hiçbir sığınak, hiçbir kaçış, yok oluş uçurumuna sığınma imkânı bile yok!

ÜSTÜNDE: Öfkeli ve her şeye gücü yeten bir Tanrı ve yitirilmiş bir cennet!

ARKANDA: Boşa harcanmış bir yaşam ve geri dönülmez biçimde yitirilmiş kurtuluş fırsatları!

İÇİNDE: Suçlu ve vicdan azabıyla dolu bir vicdan; seni durmaksızın ezen amansız bir işkenceci!

ÇEVRENDE: Kötücül ve öfkeli cinler; birbirlerinin işkencecileri!

ÖNÜNDE: Sonsuza dek uzanan, umutsuz bir sefalet ebediyeti!

Ah, ne korkunç bir son!

Bunu düşünmeye kim dayanabilir?

Bu sonun BİZDEN herhangi birine bu kadar yakın olması mümkün mü? Hepimizin uğruna gözyaşı dökebileceği o bahtsız kişi nerededir? Her an bu korkunç uçurumun kaygan kenarında duran o zavallı kişi nerededir? Bildiğimiz kadarıyla daha bu yıl, hatta bu saat içinde aşağı yuvarlanabilir, uçurum tarafından yutulabilir ve sonsuza dek kaybolabilir!

Düşüncesiz ve gözü kara ölümlüler, bu sizin için güvenli bir durum mudur?

Böyle bir durumda neşeli, şen ve eğlenceli olmak size yaraşır mı?

Böyle bir durumda bu geçici yaşamın uğraşları içinde meşgul, huzursuz ve didinip durmak size yaraşır mı?

Böyle bir durumda, size ayrılmış zamanın dar ve belirsiz sınırları içinde gerçekleştirmeyi umarak büyüklük, zenginlik veya zevke ilişkin bitmek bilmeyen tasarılar kurmak size yaraşır mı?

Ne yazık! Bir yıl daha hızlı devrini tamamlamadan önce dünya ve içinde bulunan her şey; bütün uğraşları ve zevkleri, bütün kaygıları ve acıları, Sezar’ın ihtişamı veya tufandan önceki dünyanın zenginlikleri kadar sizin için önemsiz hâle gelebilir.

Bu yıl ölürseniz…

yeryüzündeki zenginlik ya da yoksulluk,
özgürlük ya da kölelik,
onur ya da utanç,
sevinç ya da keder,
hastalık ya da sağlık…

tabutunuzu örtecek toz kadar az ilgilendirecektir sizi!

Düşüncelerinizi şu farklı soruya yöneltmek size daha çok yaraşmaz mı: “Yaklaşmakta olan bu tehlikeden kaçmam mümkün mü? Kurtuluşu nerede, nasıl ve kimden elde edebilirim?”

“Bu nedenle RAB diyor ki, ‘Seni yeryüzünden silip atacağım. Bu yıl öleceksin. Çünkü halkı RAB’be karşı kışkırttın.’” Yeremya 28:16

Sayfanın başına dön