Mesih, Bütünüyle Sevimli Olan!
Kutsal Ruh’un Mesih’i ortaya koymak için kullandığı benzetmelere bakarsak, O’nun sevimliliğinden daha fazlasını görürüz.
O, bir ANNE’ye benzetilir ve bir anneninkinden daha fazla şefkate, iyiliğe ve ilgiye sahip olduğu söylenir.
O’nun halkına olan ilgisi süreklidir;
O, onları bir an bile gözden kaçırmaz
ve onları asla unutmayacağına dair Sözü’nü verir!
O, SIĞINAK ŞEHRİ’dir; orada . . .
geniş ve açık yol,
ardına kadar açık kapılar, ve
yaklaşan tehdit edilmiş intikamdan kaçmak için gelen her günahkârı bekleyen içten bir karşılama vardır!
O, bütün umut mahkûmlarına cesaret veren, sağlayan ve onları güvence altına alan KALE’dir.
O, yorgun yolcuya gölge veren, sığınak olan ve onu tazeleyen KAYA’dır.
O, daha parlak sahneleri haber veren ve merhamet gemisini coşkun derinliklerden geçirerek kusursuz kurtuluş ve güvenlik limanına ulaştıran SABAH YILDIZI’dır.
O, DOĞRULUK GÜNEŞİ’dir; O’nun doğuşu . . .
karanlıkta kalmış hacıyı sevindirir,
Cennet’in yorgun vatandaşını neşelendirir, ve
dünyamızda ahlaki güzellik ve verimlilik meydana getirir.
O, orman ağaçları arasında ELMA AĞACI’dır . . .
çiçekleri güzeldir,
gölgesi ferahlatıcıdır, ve
meyvesi damağa tatlıdır.
O, Gök’ten inmiş olan YAŞAM EKMEĞİ’dir . . .
açları doyurur,
zayıfları güçlendirir, ve
dünyaya yaşam verir.
O, imanla Kendisine bakan herkesi kolayca, anında ve kusursuzca iyileştiren TUNÇ YILAN’dır.
O, KURTULUŞ SUYU’dur; o . . .
kirli olanları temizler,
yorgunları tazeler, ve
Tanrı’nın kentini sevindirir.
O, günahtan, mahkûmiyetten ve gazaptan yaşama, kutsallığa ve Cennet’e götüren tek YOL’dur!
O, mistik bedeninin tümünün esenliği için düşünen, planlayan ve düzenleyen BAŞ’tır.
O, şu şeylere giriş sağlayan KAPI’dır . . .
İlahi gerçeğin otlaklarına,
aşağıdaki Kilisesi’nin ayrıcalıklarına,
ve Babası’nın görkemli huzuruna!
O, herkesin sonsuzluk için üzerine inşa etmesi gereken TEMEL’dir; yalnız O, maddenin harabesi ve dünyaların çöküşü ortasında umutlarımızı desteklemeye ve canlarımızı ayakta tutmaya gücü yetendir!
O, ilahi merhametin bütün yapısını birleştiren, güzelleştiren ve güçlendiren KÖŞE TAŞI’dır.
O, Tanrı’nın . . .
bizimle buluştuğu,
bizi kabul ettiği, ve
bize bereketini verdiği TAPINAK’tır.
O, hem armağanı hem de armağanı sunanı kutsayan SUNAK’tır.
O, bütün dallarına yaşam, besin ve verimlilik ileten ASMA’dır.
O, ŞARON GÜLÜ ve VADİLERİN ZAMBAĞI’dır; güzel kokulu, sevimli, çekici, hoş koku yayan ve güzellikte ve lütufta eşsizdir!
O, sürüsünden önce gitmiş olan ÖNCÜ’dür . . .
engelleri kaldırır,
yolu belirler, ve
onlar yarışlarını bitirdiklerinde onları kabul etmeye hazırdır.
O, DOST’tur . . .
her zaman seven,
düşüncesi asla değişmeyen,
sevgisi asla soğumayan, ve
sıkıntı içindeki bir dostu asla ihmal etmeyen.
O, Tanrı’nın en büyük, en iyi ve en görkemli ARMAĞANI’dır; Kendisi’ni içtenlikle kabul edenlere her iyi şeyi içerir, güvence altına alır ve verir.
O, YAKIN AKRABA’dır . . .
kaybedilmiş mirası fidyeyle geri alan,
bütün yoksul akrabalarını kölelikten kurtaran, ve
adı saygın tutulan.
O, Kendisine güvenen herkesin günahlarını üzerine alan, kefaret eden ve sonsuza dek ortadan kaldıran TANRI KUZUSU’dur.
O, ANTLAŞMANIN HABERCİSİ’dir; O . . .
Tanrı’dan iyi haber getirir,
bütün dileklerimizi Tanrı’ya götürür, ve
bizimle Tanrı arasında daima Aracı olarak durur.
O, ÇOK DEĞERLİ İNCİ ya da paha biçilmez incidir; onu . . .
içtenlikle arayan herkes bulur;
bulan herkes sahiplenebilir;
ve ona sahip olan herkes sonsuza dek zenginleşir!
O, HEKİM’dir; O . . .
bütün ruhsal rahatsızlıkları iyileştirir,
her hastayı kusursuz sağlığa kavuşturur, ve
ilacı ve bakımı karşılıksız verir.
O, FİDYE’dir; o . . .
özgürlüğümüzü sağladı,
hürriyetimizi güvence altına alır, ve
bizi çukura inmekten korur!
O, DOĞRULUK’tur; o . . .
bizi bütün suçlamalardan aklar,
bize sonsuz yaşama hak kazandırır, ve
Tanrı’nın huzurunda başımızı cesaretle kaldırmamızı sağlar.
O, GERÇEK’tir; o . . .
zihni aydınlatır,
yüreği arındırır, ve
yaşamı düzene koyar.
O, ATEŞ’tir; o . . .
cürufumuzu temizler,
lütuflarımızı parlatır, ve
vicdanlarımızı ölümü hak eden işlerden arındırır.
O, ÇOBAN’dır; O . . .
her koyunu tanır,
bütün sürünün üzerinde gözcülük eder, ve
hastalık, kaza ya da yırtıcı hayvan yüzünden hiçbir kuzuyu asla kaybetmez.
O, KURTULUŞUN ÖNDERİ’dir; O . . .
askerlerini toplar,
birliklerini eğitir, ve
onları günah, dünya ve İblis üzerinde kesin zafere götürür.
O, MERDİVEN’dir; onunla biz . . .
bu yeryüzünden yükseliriz,
bedensel şeyleri gözden kaybederiz, ve
Tanrı’nın huzuruna çıkarız!
O, KEFİL’dir . . .
sonsuz antlaşmada bizim için yükümlülük altına giren,
kurtuluşumuzdan sorumlu tutulan,
bizi sonsuza dek Babası’nın tahtının önüne koymayı taahhüt eden.
O, bütün kurtarılmış halkını çevreleyen, aydınlatan ve yanılmaz biçimde koruyan ATEŞTEN DUVAR’dır!
O, on binler arasında en başta olandır ve BÜTÜNÜYLE SEVİMLİ OLAN’dır!
Değerli Rab İsa, bana izin ver . . .
Seni daha tam olarak tanımama,
Sana daha yürekten güvenmeme,
Sana daha gayretle hizmet etmeme,
Senden daha sık zevk almama,
Seni daha yakından örnek almama,
Seni daha yüce şekilde yüceltmeme, ve
Senin kurtuluşunu günden güne göstermeme!
Senin sevgin benim Cennet’imdir,
Senin huzurun benim zevkimdir, ve
Senin hizmetin yüreğimin sevincidir!
Her gün bana izin ver . . .
Seninle yürümeme,
Senin için çalışmama,
ve Sana yücelik getirmeme!
Ah, Ruhunu zavallı yüreğime gönder . . .
Seni yüceltmek,
Seni onurlandırmak,
Seni canıma sevdirmek için!
Beni kullan ki . . .
kayıp günahkârları Senin çarmıhına,
imanlıları Senin lütuf tahtına,
geri kayanları itaat yoluna getireyim.
Benim . . .
yaşamda gücüm,
ölümde tesellim, ve
mezarın ötesinde sonsuz payım ol!