KUTSAL RUH’A KARŞI MI KOYUYORSUNUZ? Elçilerin İşleri 7:51’in, karşı konulamaz lütuf öğretisine karşı bir kanıt olduğu sıkça söylenir. Orada şöyle denir: “Ey dik kafalılar, yürekleri ve kulakları sünnetsiz olanlar, siz her zaman Kutsal Ruh’a karşı koyuyorsunuz…” Oysa bu, ayetin ilk kısmının tamamına elverişli bir biçimde önem vermeyen büyük bir eksegetik başarısızlıktır. Çünkü “yürekleri ve […]
1 Timoteos 2:4’ü Anlamak
1 Timoteos 2:4’ü Anlamak John Samson’dan Tanrı, “bütün insanların kurtulmasını ve gerçeğin bilgisine gelmesini ister.” 1 Timoteos 2:4 İnsanların 1 Timoteos 2:4’ü, Egemen lütuf ya da İlahi seçim hakkındaki Kutsal Kitap öğretisini reddetmek için alıntıladıklarını sık sık duydum. Bu ayeti alıntılayarak bana, Tanrı’nın kurtuluş için belirli bazı insanları seçmek gibi bir niyeti olmadığını, aksine her […]
Elçilerin İşleri 13:48 – Önceden Belirlenişin Kutsal Kitap’a Dayalı Öğretisi
Elçilerin İşleri 13:48 – Önceden Belirlenişin Kutsal Kitap’a Dayalı Öğretisi Bazen en derin gerçekler, Kutsal Yazılar’ın tek bir ayetinde bulunur; bazen de yarım ayette. Kurtuluşun, yalnız imanla aklanmanın büyük ve temel öğretisi, Habakkuk kitabının 2. bölüm 4. ayetindeki yarım bir ayete dayanır; orada şöyle denir: “Doğru kişi imanla yaşayacaktır.” Bu ifade Yeni Antlaşma’da Romalılar […]
Yuhanna İncili’nde “Sınırlı Kefaret”in Kısa Bir Eksegetik Savunması
Yuhanna İncili’nde “Sınırlı Kefaret”in Kısa Bir Eksegetik Savunması İşte Yuhanna İncili’nde “özel kurtarış”ın kısa bir eksegetik savunması. Lütfen düşünce akışını sonuna kadar takip edin. İsa şöyle dedi: “Babanın bana verdiği her şey bana gelecektir” (Yuhanna 6:37) – Bu ayetten, Babanın Oğul’a verdiği herkesin O’na iman edeceğini anlıyoruz. Orada, Baba tarafından verilmiş olanlardan “bazılarının” iman […]
“Özgür Lütuf”u Telaffuz Etmeyi Öğrenmek
“Özgür Lütuf”u Telaffuz Etmeyi Öğrenmek Charles Spurgeon (1834–1892) Bazı insanlar tanıdım ki, iman ettiklerinde müjde konusunda çok açık değildiler; fakat kendi merhamet ihtiyaçlarının farkına varmalarıyla evanjelik oldular. “Lütuf” kelimesini telaffuz edemiyorlardı. Ona L ile başladılar, fakat çok geçmeden bir Ö’ye kaydılar; öyle ki daha bitirmeden “özgür irade” demiş oldular. Fakat zayıflıklarını öğrendikten sonra, günaha ve […]