Tanrı’nın Sözü’ne Koş!

Tanrı’nın Sözü

Tanrı’nın Sözü’ne Koş!

Octavius Winslow (1808 – 1878)

Bir teselli sistemi olarak Hristiyanlığın eşi yoktur. Geniş dünyadaki hiçbir başka din, Mesih’in dini dışında, ruhun gizli kaynaklarına dokunmaz veya insan kederinin en derin uçurumlarına ulaşmaz.

Yürekleriniz bunaldığında, sıkıntı sizi kasvetli örtüsüne sardığında, kederin parçalanmış dalgaları kabarıp ruhunuzun çevresinde yükseldiğinde—yardım ve destek, yönlendirme ve teselli bulmak için hakikat Yazıları’na nasıl da koştunuz! Ve onlara boşuna başvurmadınız. Bu Söz’de konuşan «her tesellinin Allahı»dır ve O’nun söylediği teselli sözü gibisi yoktur.

O’nun hakikatinin, Kilisesinin çeşitli, kendine özgü ve kişisel denemelerine ve kederlerine uygunluğu, onun ilahîliğinin en güçlü kanıtlarından biridir. Hangi kederiniz varsa Tanrı’nın Sözü’ne götürün; zihninizde ne tür bir karanlık, ruhunuzda ne tür bir hüzün, yüreğinizde ne tür bir acı varsa onunla gidin; niteliği, görünümü, derinliği ne olursa olsun, insan kederinin tarihinde eşi görülmemiş bile olsa—zihniniz için Tanrı’nın Sözü’nde teselli ve destek vardır.

Tanrı sizi sıkıntı içinde bırakmayacak, fakat onun içinde sizi destekleyecek, sizi ondan çıkaracak ve onun aracılığıyla sizi kutsallaştıracaktır—büyük ve değerli adının sonsuz yüceliği ve övgüsü için!

Kederli Hristiyan, bırak da belki gözyaşlarıyla fazlasıyla kararmış gözlerini bir kez daha gerçek ve şaşmaz tesellinin bu ilahî kaynağına çevireyim. Tanrı’nın Sözü, sıkıntı çekenlerin kitabıdır. «Acılar Adamı»nın harikulade tarihini açığa çıkarmak için yazılmış olan bu kitap, sanki aynı ölçüde senin için de yazılmış gibidir,

Ey keder çocuğu! Tanrı bu kutsal kitabın her sayfasından üzgün ve kederli yüreğine, bir anneninki kadar sevgi dolu, yumuşak ve ikna edici teselli sözleriyle konuşur. «Anasının teselli ettiği adam gibi, ben de sizi teselli edeceğim.»

Kutsal Kitap, Tanrı’nın yüreğinin açılmasıdır. O, Tanrı’nın örtüsü kaldırılmış yüreğidir; her atışı, yas tutanı, ruhta fakir olanı, dul kadını, öksüzü, sevdiğini kaybedeni, zulmedileni, acı çekeni, evet, sıkıntı ve kederin her çocuğunu—O’nun yüreğinin sığınağına ve şefkatine, korumasına ve tesellisine davet eder. Ah, Kutsal Yazı’nın tesellisi ve avuntusu için Tanrı’ya şükredin! Hangi keder, yük ve şaşkınlıkla olursa olsun onu açın; ister…
günahın suçluluğu,
denemenin baskısı,
ya da kederin kemirici acıları olsun,
o, yüreğe yalnızca Tanrı’nın söyleyebileceği teselli sözleri söyler.

Kederini hiç Tanrı’nın Sözü’ne, özellikle de Davud’un tecrübî Mezmurlarına götürüp de onun tam o özel keder için yazıldığını hissetmediğin oldu mu? Muhtemelen tek bir anlatıda, bölümde ya da ayette…
kederinin daha doğru tasvir edildiğini,
ruh hâlinin daha gerçek biçimde anlatıldığını
ve durumunun daha kesin ve daha tam olarak karşılandığını,
insan kaleminin yazdığı bütün beşerî risalelerden daha fazla görmüşsündür.

Öyleyse her kederde Tanrı’nın Sözü’ne koş! Tanrı’nın zihni ve yüreği hakkında, belki de daha önce bütün okullarda öğrendiğinden daha fazlasını öğreneceksin. Öyleyse, ey keder çocuğu, tesellini Tanrı’nın Sözü’nden al. Ah, bu değerli teselli Sözü’nü kederli yüreğine sımsıkı bastır ve şöyle haykır:

«O benimdir!
Sözünü ettiği İsa benimdir,
açığa çıkardığı kurtuluş benimdir,
içerdiği vaatler benimdir,
gözler önüne serdiği Cennet benimdir
ve bu gizli kaynaklardan fışkıran bütün teselli, avuntu ve şefkat BENİMDİR!»

Sayfanın başına dön