“Ama O’nu kabul edenlerin hepsine, O’nun adına iman edenlere, Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi; onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden, ne de erkeğin iradesinden, ama Tanrı’dan doğdular.” – Yuhanna 1:12-13
“Ama O’nu kim kabul etti? Herkes değil. Yalnızca bazıları. Peki bu tesadüfe mi atfedilir? Kesinlikle hayır. Çünkü ayet şöyle devam eder: ‘Onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden, ne de erkeğin iradesinden, ama Tanrı’dan doğdular.’ (Yuhanna 1:13). Bu bize neden bazılarının Mesih’i ‘kabul ettiğini’ açıklar. Çünkü onlar Tanrı’dan doğdular. Nasıl ki 12. ayet bize insanî yönü veriyorsa, 13. ayet de ilahî yönü verir.
İlahî yön, yeni doğuştur; ve yeni doğuşun gerçekleşmesi ‘kandan değildir’; yani bu, soy meselesi değildir, çünkü yenilenme damarlardan akıp gelmez; ‘bedenin isteğinden değildir’; doğal insanın iradesi Tanrı’ya karşıdır ve yeniden doğuncaya kadar onda Tanrı’ya yönelik hiçbir istek yoktur; ‘erkeğin iradesinden değildir’; yani yeni doğuş, başkalarının çabalarıyla, hatta vaizin ikna gücüyle bile gelmez; ‘ama Tanrı’dandır.’
Yeni doğuş ilahî bir iştir. Kutsal Ruh tarafından, Sözü yüreğe yaşayan güçle uygulayarak gerçekleştirilir. Mesih’in yeryüzündeki hizmeti sırasında karşılaştığı tepki bugün de sürmektedir: dünya ‘O’nu tanımaz’; İsrail ‘O’nu kabul etmez’; ama küçük bir topluluk O’nu kabul eder. Peki bunlar kimlerdir? Elçilerin İşleri 13:48 bize söyler — ‘sonsuz yaşam için belirlenmiş olanların hepsi iman etti.’”
- A.W. Pink
Spurgeon bize aynı ayetten başka bir gerçeği daha getiriyor:
“Tanrı’nın halkı için Baba oluşu öğretisine inan. Tanrı’nın evrensel Babalığı öğretisinden nefret et, çünkü bu bir yalandır ve büyük bir aldatmacadır.
Bu, her şeyden önce, Kutsal Yazı’da öğretilen Evlat Edinilme öğretisinin yüreğine saplanan bir bıçaktır; çünkü eğer herkes zaten O’nun çocuklarıysa, Tanrı insanları nasıl evlat edinebilir?
İkinci olarak, bu, Tanrı Sözü’nde öğretilen yeniden doğuş öğretisinin yüreğine saplanan bir bıçaktır. Biz Tanrı’nın çocukları, yeniden doğuş ve iman aracılığıyla oluruz; ama eğer zaten Tanrı’nın çocuklarıysak, bu nasıl böyle olabilir? ‘Ama O’nu kabul edenlerin hepsine, O’nun adına iman edenlere, Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi; onlar ne kandan, ne bedenin isteğinden, ne de erkeğin iradesinden, ama Tanrı’dan doğdular.’ (Yuhanna 1:12-13). Eğer insanlar zaten O’nun çocuklarıysa, Tanrı onlara O’nun çocukları olma gücünü nasıl verebilir?
Şeytanın yalanına inanmayın; bunun yerine Tanrı’nın şu gerçeğine inanın: Mesih ve Mesih’e imanla yaşayan herkes, Tanrı’nın Baba oluşunda sevinç bulabilir.”
- C. H. Spurgeon, ‘Our Lord’s Last Cry from the Cross.’ [Rabbimizin Çarmıhtan Son Feryadı]
Şuradan çevrilmiştir: http://www.reformationtheology.com/biblical_reflections/