Yuhanna İncili’nde “Sınırlı Kefaret”in Kısa Bir Eksegetik Savunması

Yuhanna

Yuhanna İncili’nde “Sınırlı Kefaret”in Kısa Bir Eksegetik Savunması

 

İşte Yuhanna İncili’nde “özel kurtarış”ın kısa bir eksegetik savunması. Lütfen düşünce akışını sonuna kadar takip edin.

İsa şöyle dedi: “Babanın bana verdiği her şey bana gelecektir” (Yuhanna 6:37) – Bu ayetten, Babanın Oğul’a verdiği herkesin O’na iman edeceğini anlıyoruz. Orada, Baba tarafından verilmiş olanlardan “bazılarının” iman edeceği yazmıyor; Baba’nın Oğul’a verdiği “hepsinin” iman edeceği yazıyor. Ayrıca şuna da dikkat edin: Bu, Oğul’a verilişlerinin, O’na iman etmelerinden önce geldiğini öğretir. Burada birkaç bağlantı daha kuralım…

Lütfen bu ayetin, aynı yazarın Yuhanna 17’deki bir bölümüyle, yani Başkâhinlik Duası’yla nasıl doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat edin. İsa aynı dili, yani “Babanın bana verdikleri” ifadesini şu sözlerde kullanır: “Ben onlar için dilekte bulunuyorum; dünya için değil, bana verdiklerin için dilekte bulunuyorum; çünkü onlar senindir” (Yuhanna 17:9). Çarmıha onlar için gitmeden önce, kimler için dua ettiğini ve kimler için dua etmediğini açıkça ayırt eder…. Ve 19. ayette, aynı kişiler için İsa şöyle dua eder: “Onlar için kendimi kutsuyorum ki, onlar da gerçekte kutsal kılınsınlar.” Bu hayret vericidir… Kendini kutsuyor ki, “Babanın kendisine verdikleri” de kutsal kılınsın… Ve 24. ayette, yalnızca hemen yanındaki öğrencilerden değil, aynı zamanda Baba’nın kendisine “verdiği”, onların sözünü işiten öbür kişilerden de söz ediyor. Bu, eksegetik olarak özel kurtarışın gerçeğini göstermektedir; çünkü İsa, kendilerini kutsal kılmak üzere çarmıha gitmeden hemen önce, Baba’nın kendisine verdiği herkes için dua etmektedir.

W. H.

Çevirinin kaynağı: http://www.reformationtheology.com/biblical_expositions/

Sayfanın başına dön